Ara
to pop out
01
aniden ortaya çıkmak, fırlamak
to come into view unexpectedly
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
hareket fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
out
temel fiil
pop
şimdiki zaman
pop out
3. tekil kişi
pops out
şimdiki zaman ortacı
popping out
basit geçmiş zaman
popped out
geçmiş zaman ortacı
popped out
Örnekler
As we explored the cave, bats popped out from hidden crevices.
Mağarayı keşfederken, yarasalar gizli çatlaklardan aniden çıktılar.
02
fırlamak, birden çıkmak
to suddenly jump out or be released from a confined space
Örnekler
The jack-in-the-box popped out, making the children laugh.
Kutu içindeki adam fırladı ve çocukları güldürdü.
03
gözükmek, öne çıkmak
to be highlighted or made noticeable
Örnekler
The message's importance popped out in the bold font.
Mesajın önemi, kalın yazı tipinde öne çıktı.
04
kısa süreliğine çıkmak, bir nefes almak için dışarı çıkmak
to leave a place briefly and usually return soon after
Örnekler
She popped out for a breath of fresh air during the meeting break.
Toplantı arasında biraz temiz hava almak için dışarı çıktı.
05
göz çarpmak, öne çıkmak
to stand out noticeably from a background or surface
Örnekler
Her blue earrings really pop out when she wears that black dress.
O siyah elbiseyi giydiğinde mavi küpeleri gerçekten göz alıcı oluyor.



























