particulier
par
paʁ
par
ti
ti
ti
cul
kyl
kyl
ier
je
ye

"particulier"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

particulier
01

özel, kişisel

qui concerne une seule personne, pas général ou public 
particulier definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
le plus particulier
karşılaştırma derecesi
plus particulier
derecelendirilebilir
eril tekil
particulier
eril çoğul
particuliers
dişil tekil
particulière
dişil çoğul
particulières
Örnekler
Il a une raison particulière de partir tôt. 

Erken ayrılmak için özel bir nedeni var.

02

bireysel, özel

qui concerne une seule personne ou un seul cas, et non un groupe 
particulier definition and meaning
Örnekler
Chaque élève reçoit une attention particulière. 

Her öğrenci özel bir ilgi görür.

03

özel, belirli

qui concerne un cas précis, qui n'est pas général 
particulier definition and meaning
Örnekler
Cette règle s'applique à un cas particulier. 

Bu kural özel bir duruma uygulanır.

04

özel, belirli

qui est propre à quelqu'un ou à quelque chose, qui lui appartient ou le concerne spécialement 
Örnekler
Ce style est particulier à cette région. 

Bu stil, bu bölgeye özgüdür.

Le particulier
01

birey, şahıs

personne considérée individuellement, en dehors d'un cadre officiel ou professionnel 
le particulier definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
particuliers
Örnekler
Un particulier a acheté cette maison, pas une entreprise. 

Bir özel kişi bu evi satın aldı, bir şirket değil.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store