finir
01
bitirmek, sonlandırmak
mettre quelque chose à sa fin
Örnekler
Il finit toujours son travail à temps.
O her zaman işini zamanında bitirir.
02
bitirmek, tamamlamak
rendre complet ou parfait
Örnekler
Ils ont fini la sculpture en marbre.
Bitirdiler mermer heykeli.
03
ölmek, hayatını kaybetmek
cesser de vivre, mourir
Örnekler
Mon grand-père a fini paisiblement chez lui.
Büyükbabam evinde huzur içinde hayata veda etti.
04
bitmek
s'achever ou prendre fin
Örnekler
Le spectacle finit avec un feu d' artifice.
Gösteri bir havai fişek gösterisiyle sona erer.
05
sonuçlanmak, bitmek
aboutir à un résultat ou une conséquence
Örnekler
Ce projet finit par coûter très cher.
Bu proje çok pahalıya mal oluyor.
06
sonunda yapmak, netice olarak yapmak
finalement faire quelque chose après un processus
Örnekler
Ils finissent par se réconcilier.
Sonunda barışırlar.



























