Ara
aborder
01
yanaşmak, demir atmak
approcher un quai ou un rivage pour s'y amarrer
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
aborde
1. çoğul kişi
abordons
gelecek zamanda 1. kişi
aborderai
şimdiki zaman ortacı
abordant
geçmiş zaman ortacı
abordé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
abordions
Örnekler
Le capitaine aborde le port avec précaution.
Kaptan, dikkatlice limana yaklaşır.
02
ele almak, üstesinden gelmek
commencer à traiter ou discuter un sujet ou une activité
Örnekler
L' article aborde la question de l' environnement.
Makale, çevre sorununu ele alıyor.
03
çarpmak, rastlamak
entrer en contact avec quelque chose ou quelqu'un par accident
Örnekler
Le cycliste a abordé la barrière sans faire attention.
Bisikletçi dikkat etmeden bariyere çarptı.
04
yaklaşmak, girişmek
aller vers quelqu'un pour engager une conversation
Örnekler
Il aborde toujours les clients avec le sourire.
O, müşterileri her zaman bir gülümsemeyle yaklaşır.



























