aborder
Pronunciation
/abɔʀde/

"aborder"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

aborder
01

yanaşmak, demir atmak

approcher un quai ou un rivage pour s'y amarrer
aborder definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
aborde
1. çoğul kişi
abordons
gelecek zamanda 1. kişi
aborderai
şimdiki zaman ortacı
abordant
geçmiş zaman ortacı
abordé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
abordions
Örnekler
Le capitaine aborde le port avec précaution.
Kaptan, dikkatlice limana yaklaşır.
02

ele almak, üstesinden gelmek

commencer à traiter ou discuter un sujet ou une activité
aborder definition and meaning
Örnekler
L' article aborde la question de l' environnement.
Makale, çevre sorununu ele alıyor.
03

çarpmak, rastlamak

entrer en contact avec quelque chose ou quelqu'un par accident
aborder definition and meaning
Örnekler
Le cycliste a abordé la barrière sans faire attention.
Bisikletçi dikkat etmeden bariyere çarptı.
04

yaklaşmak, girişmek

aller vers quelqu'un pour engager une conversation
aborder definition and meaning
Örnekler
Il aborde toujours les clients avec le sourire.
O, müşterileri her zaman bir gülümsemeyle yaklaşır.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store