breakaway
break
ˈbreɪk
breik
a
ə
ē
way
weɪ
vei
takeaway

"breakaway"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Breakaway
01

ayrılma, kopuş

the act of breaking away or withdrawing from 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
breakaways
02

kaçış, atak

(hockey) relating to a situation in ice hockey where a player has a clear path to the opponent's goal without any defenders 
Örnekler
He scored on a breakaway goal in overtime to win the game. 

Oyunu kazanmak için uzatmalarda bir breakaway gol attı.

03

kaçış, kaçış grubu

a group of cyclists who have separated from the main peloton in a race 
Örnekler
The breakaway formed early in the race, consisting of five riders. 

Kaçış, yarışın erken saatlerinde, beş bisikletçiden oluşan bir grup olarak oluştu.

04

kopuş, ayrılma

(boxing) a quick maneuver to separate from an opponent, typically from a clinch, aimed at gaining advantage or creating space 
Örnekler
The boxer used a breakaway to escape the clinch. 

Boksör, kavramadan kurtulmak için bir kopuş kullandı.

05

koparıcı, atılımcı

(rugby) a player who breaks away from the opposing team's defense, often with the ball 
Örnekler
She plays as a breakaway, making decisive moves in attack. 

O, breakaway olarak oynar, hücumda belirleyici hareketler yapar.

breakaway
01

ayrılıkçı, muhalif

having separated or advocating separation from another entity or policy or attitude 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most breakaway
karşılaştırma derecesi
more breakaway
derecelendirilebilir
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store