to yearn
yearn
jɜ:n
yēn
spurnsternchurnkern

"yearn"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to yearn
01

arzulamak

to have a strong and continuous desire for something 
Transitive: to yearn to do sth | to yearn for sth
to yearn definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
düzenli
şimdiki zaman
yearn
3. tekil kişi
yearns
şimdiki zaman ortacı
yearning
basit geçmiş zaman
yearned
geçmiş zaman ortacı
yearned
Örnekler
She yearns for the freedom to pursue her passions. 

O, tutkularını takip etme özgürlüğü için özlem duyuyor.

02

özlemek, hasret çekmek

to strongly wish for something or someone that is absent or out of reach 
Intransitive: to yearn for sth
to yearn definition and meaning
Örnekler
She yearned for the company of her childhood friends who now lived far away.c 

O, şimdi uzakta yaşayan çocukluk arkadaşlarının özlemini çekiyordu.

03

özlemek, iç geçirmek

to feel deep sympathy or a strong desire to help or care for someone 
Intransitive: to yearn over sb/sth
Örnekler
She yearned over her sick dog, wishing it could get better. 

Hasta köpeği için özlem duyuyordu, daha iyi olmasını diliyordu.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store