Ara
to yearn
01
arzulamak
to have a strong and continuous desire for something
Transitive: to yearn to do sth | to yearn for sth
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
düzenli
şimdiki zaman
yearn
3. tekil kişi
yearns
şimdiki zaman ortacı
yearning
basit geçmiş zaman
yearned
geçmiş zaman ortacı
yearned
Örnekler
We yearn for a world where everyone is treated with kindness.
Herkesin nezaketle muamele gördüğü bir dünya için özlem duyuyoruz.
02
özlemek, hasret çekmek
to strongly wish for something or someone that is absent or out of reach
Intransitive: to yearn for sth
Örnekler
He yearned for the warmth of his mother's embrace during times of sadness.
Üzüntülü zamanlarda annesinin kucağının sıcaklığını özlerdi.
03
özlemek, iç geçirmek
to feel deep sympathy or a strong desire to help or care for someone
Intransitive: to yearn over sb/sth
Örnekler
They yearned over the garden they had worked so hard to create.
O kadar çok çalışarak yarattıkları bahçe için özlem duyuyorlardı.
Leksikal Ağaç
yearner
yearning
yearn



























