up to nowupupa epops
/ 13
up to nowupupa epops
up to now[adv]

şimdiye kadar,bugüne kadar

up to par[phrase]

beklentiyi karşılayan

up to snuff[phrase]
up to speed[phrase]

konuya hâkim

up to the mark[phrase]

beklenen düzeyde

up to tricks[phrase]

yine eski numaralarına dönmek

up until[prep]

kadar,şu ana kadar

up your nose with a rubber hose[phrase]
up-and-coming[adj]

gelecek vaat eden,yükselen

up-and-coming star[n]

yükselen yıldız,gelecek vaat eden yetenek

up-to-date[adj]

güncel,güncellenmiş

upbeat[adj][n]

iyimser • vurgusuz vuruş,karşı vuruş

upbraid[v]

azarlamak

upbringing[n]

çocuk yetiştirme

upc[n]

Evrensel Ürün Kodu

upcast[n]

hava bacası

upchuck[v]

kusmak,çıkarmak

upcoming[adj]

yakında olan

upcycled[n]

ileri dönüştürülmüş,yeniden değerlendirilmiş

update[v][n]

güncelleştirmek • güncelleme,yenileme

upend[v]

ters çevirmek,baş aşağı etmek

upfront[adj][adv]

açık,dürüst • önceden,peşin

upfuckery[n]

tam bir karmaşa,büyük bir felaket

upgrade[v][n]

geliştirmek • geliştirme

upheat[adj]

iyimser,neşeli

upheaval[n]

devrim

upheave[v]

kaldırmak

uphill[adv][adj][n]

yokuş yukarı • zorlu,çetin • yokuş,rampa

uphill battle[n]

zorlu bir süreç

uphold[v]

desteklemek,savunmak

upholstered bed[n]

kapitoneli yatak

upholsterer[n]

döşemeci,mobilya döşemecisi

upholstery[n]

döşeme

upholstery nail[n]

döşeme çivisi

upkeep[n]

bakım

upland[adj][n]

dağlık,yayla • yayla,yüksek arazi

uplift[v][n]

iyileştirmek,yükseltmek • kaldırıcı sütyen,destekleyici sütyen

uplifted[adj]

omurga manipülasyonu ile rahatlatılmış,ağrıyı hafifletmek için manipüle edilmiş

uplifting[adj][n]

neşelendirici,umut verici • yükselme,yükseliş

upload[v][n]

yüklemek,göndermek • yükleme,gönderme

upmarket[adj]

pahalı ve kaliteli

upon[prep]

üzerine,sonrasında

upper[adj][n]

üst • üst kısım

upper berth[n]

üst yatak,üst koltuk

upper bout[n]

üst kısımlık

upper circle[n]

ikinci balkon

upper class[n]

zenginler sınıfı

upper crust[n]

seçkin sınıf

upper hand[n]

üstünlük

upper house[n]

üst meclis,senato

upper middle class[n]

üst sınıf

upper secondary education[n]

üst orta öğretim,lise eğitimi

upper side[n]

üst taraf,üst kısım

upper-class[adj]

üst sınıf,aristokratik

uppercase[n][adj]

büyük harf • büyük harf,büyük harflerle

uppercut[n]

aparkat,yukarı doğru yumruk

uppermost[adj][adv]

en üstte • en üstte

upraise[v]

neşelendirmek,moral vermek

upraised[adj]

kaldırılmış,yükseltilmiş

upright[adj][adv][n]

dik,dikey • dik,düz • diklik,doğruluk

upright piano[n]

dik piyano,dikey piyano

upright spin[n]

dik dönüş,dikey dönüş

uprightly[adv]

dürüstçe,doğrulukla

uprise[v]

kalkmak,yataktan çıkmak

uprising[n]

ayaklanma

upriver[adv]

akıntıya karşı,nehirin kaynağına doğru

uproar[n]

kargaşa

uproarious[adj]

kahkahalarla gülen

uproariously[adv]

kahkahalarla,gülünç bir şekilde

uprock[n]

Uprock (dans)

uproot[v]

yerinden yurdundan etmek

ups and downs[phrase]

inişler ve çıkışlar

upscale[adj][adv][v]

üst düzey,lüks • lüks bir şekilde, kaliteli bir şekilde • iyileştirmek,genişletmek

upsell[v]

daha pahalı satmak,üst model önermek

upset[adj][v][n]

üzgün • bozmak,alt üst etmek • üzüntü,rahatsızlık

upset stomach[n][phrase]

mide rahatsızlığı,hazımsızlık • midesini bulandırmak

upset the apple cart[phrase]

planları altüst etmek

upsetting[adj][n]

üzüntü verici • devirme,altüst etme

upshift[v]

vites yükseltmek,üst vitese geçmek

upshot[n]

varılan sonuç

upside[n]

üst taraf,üst yüzey

upside down[adv]

ters,baş aşağı

upside-down[adj]

baş aşağı

upside-down cake[n]

ters çevrilen meyveli kek

upsize[v]

büyütmek,genişletmek

upskill[v]

yeni beceriler öğretmek,beceri geliştirmek

upstage[n][v][adj][adv]

sahne arkası • gösteriyi çalmak,dikkati başkasından kendine çekmek • sahne arkası,sahnenin arka yarısı • sahne arkasına doğru

upstairs[adv][adj][n]

üst kata doğru • üst kata ait • üst kat

upstart[n][adj]

kalkış,doğrulma • görmemiş

upstate[adv][adj][n]

eyaletin kuzeyinde,kırsalda • kuzey,kırsal • eyaletin kuzeyi,kırsal

upstream[adv][adj]

akıntıya karşı • akıntıya karşı,yukarı akış

upsurge[n]

ani ve hızlı artış

upswing[n]

yükseliş

uptake[n]

emilim,alım

uptalk[n]

yükselen tonlama

uptight[adj]

gergin,sinirli

uptown[n][adj][adv]

şehrin yukarı kısmı • şehrin üst kısmında bulunan,yerleşim • şehir merkezinin dışında

upturn[n][v]

gelişme • ters çevirmek,alt üst etmek

upupa[n]

ibibik,upupa

upupa epops[n]

ibibik,upupa epops

LanGeek
Uygulamayı İndir