utility knife[n]
falçata
utility player[n]
faydalı oyuncu,çok yönlü oyuncu
utility room[n]
çamaşır odası
utility task vehicle[n]
kullanım amaçlı arazi aracı,iş amaçlı arazi taşıtı
utility vehicle[n]
hizmet aracı,iş aracı
utilize[v]
yararlanmak
utmost[adj][n]
en yüksek • azami,en yüksek derece
utopia[n]
ütopya
utopian[adj][n]
ütopik • ütopyacı,hayalperest
utopian fiction[n]
ütopya edebiyatı
utopian film[n]
Ütopik film
utopianism[n]
ütopyacılık,ütopik idealizm
utricle[n]
içkulak boşluğu
utter[v][adj]
ifade etmek • tam,mutlak
utterance[n]
ifade,söyleyiş
utterly[adv]
tamamen
uttermost[n][adj]
en yüksek derece,aşırı sınır • en uç,son derece
uv filter[n]
UV filtresi
uvula[n]
küçük dil
ux designer[n]
kullanıcı deneyimi tasarımcısı,UX tasarımcısı
uxorious[adj]
karısına çok düşkün
uyghur[n]
Uygur,Uygur dili
uzbak[n]
Özbekçe,Özbek dili
uzbeg[n]
Özbekçe,Özbek dili
uzbek[n]
Özbekçe