uunambitious
/ 13
uunambitious
u[n][adj]

Roma alfabesinin yirmi birinci harfi,U harfi • geniş kapsamlı

u-boat[n]
u-ey[n]

U dönüşü,ani yön değişikliği

u-haul lesbian[n]

Taşınmacı lezbiyen,U-Haul lezbiyeni

u-turn[n]

u dönüşü

uakari[n]

cacajao

ubiquitous[adj]

her yerde mevcut

uci world championships[n]

UCI Dünya Şampiyonası

udder[n]

meme (hayvan)

udon[n]

udon

ugali[n]

ugali

ugli[n]

ugli,mandalina ve greyfurt melezi

ugli fruit[n]

ugli meyvesi

ugliness[n]

çirkinlik

ugly[adj]

çirkin

ugly as a toad[phrase]

kurbağa gibi çirkin

ugly duckling[n]

çirkin ördek yavrusu

uh-huh[interj]

hı hı,evet

uhdtv[n]

ultra yüksek çözünürlüklü televizyon

uhf[n]

çok yüksek frekans

ui designer[n]

kullanıcı arayüzü tasarımcısı,UI tasarımcısı

uk garage[n]

UK garage

ukraine[n]

Ukrayna

ukrainian[n][adj]

Ukraynaca • Ukraynalı, Ukrayna'ya özgü

ukulele[n]

ukulele

ulcer[n]

ülser

ulcer diet[n]

ülser diyeti

ulcerated[adj]

ülserli

ulcerative colitis[n]

ülseratif kolit

ulna[n]

dirsek kemiği

ulnar artery[n]

ulnar atardamar

ulnar nerve[n]

ulnar sinir

ulster[n]

ulster

ult[adj][n]

geçen aya ait,önceki aya ait • nihai yetenek,ult

ulterior[adj]

gizli

ultimate[adj][n]

en son • nihai,zirve

ultimate fighting championship[n]

Ultimate Fighting Championship,Nihai Dövüş Şampiyonası

ultimate frisbee[n]

ultimate frisbee,ultimate

ultimately[adv]

eninde sonunda

ultimatum[n]

ültimatom

ultra hd blu-ray[n]

Ultra HD Blu-ray

ultra running[n]

ultra maraton,ultra mesafe koşusu

ultra thin pad[n]

çok ince ped

ultra-wide[adj]

ultra geniş,ekstra geniş

ultralight[adj][n]

ultra hafif,süper hafif • ultra hafif,ultra hafif hava aracı

ultramarathon[n]

ultramaraton

ultramarine[adj][n]

lacivert • ultramarin,ultramarin mavisi

ultrasonic[adj]

ultrasonik

ultrasonic skin treatment[n]

ultrasonik cilt tedavisi

ultrasonic toothbrush[n]

ultrasonik diş fırçası

ultrasonography[n]

ultrason

ultrasound[n]

ultrason

ultrasound imaging[n]

ultrason görüntüleme

ultrasound technician[n]

ultrason teknisyeni

ultraviolet[n][adj]

ultraviyole,ultraviyole ışınımı • ultraviyole

ultraviolet photography[n]

ultraviyole fotoğrafçılık

umami[n]

umami

umber[n][adj]

umber toprağı,umber • kırmızımsı kahverengi

umbilical[n][adj]

göbek,göbek bağı • göbek,göbek bağı ile ilgili

umbilical cord[n]

göbek bağı

umbilicus[n]

göbek,göbek bağı yeri

umbra[n]

gölgeli alan

umbrageous[adj]

gücenmiş,kırgın

umbrella[n][adj]

şemsiye • şemsiye,genel

umbrella bird[n]

şemsiye kuşu

umbrella stand[n]

şemsiye askısı

umlaut[n]

çift nokta

umpire[n][v]

hakem • hakemlik etmek

umpteen[adj]

sayısız

un-deadstock[v]

ölü stoktan çıkarmak,ilk kez giymek

unabashed[adj]

utanmaz,çekinmez

unabashedly[adv]

utanmadan,çekinmeden

unabated[adj]

aralıksız,azalmadan

unable[adj]

aciz

unabridged[n][adj]

tam sözlük,kısaltılmamış sözlük • kısaltılmamış

unacceptable[adj]

kabul edilemez

unacceptably[adv]

kabul edilemez şekilde

unaccompanied[adj][adv]

refakatsiz,eşliksiz • tek başına

unaccomplished[adj]

başarısız, hedefine ulaşmamış

unaccountable[adj]

izah edilemez

unaccusative verb[n]

nesnesiz fiil

unaccustomed[adj]

alışık olmayan,aşina olmayan

unachievable[adj]

yapılamaz

unacknowledged[adj]

tanınmamış,göz ardı edilmiş

unacquainted[adj]

aşina olmayan,bilgisiz

unaddressed[adj]

ele alınmamış,hitap edilmemiş

unadorned[adj]

sade,süssüz

unadulterated[adj]

saf,katkısız

unaffected[adj]

değişmemiş

unaffordable[adj]

karşılanamaz,çok pahalı

unafraid[adj]

korkusuz,cesur

unagi[n]

unagi

unagitated[adj]

sakin,dingin

unaided[adj]

yardımsız,kendi başına

unalike[adj]

farklı,benzemez

unalive[v]

yaşamsızlaştırmak,etkisiz hale getirmek

unalloyed[adj]

katıksız

unambiguous[adj]

açık,şüpheye yer bırakmayan

unambiguously[adv]

açıkça,şüpheye yer bırakmayacak şekilde

unambitious[adj]

hırsı olmayan

LanGeek
Uygulamayı İndir