unmixedunremitting
/ 13
unmixedunremitting
unmixed[adj]

saf,karışmamış

unmodified[adj]

değiştirilmemiş,orijinal

unmotivated[adj]

motivasyonsuz,isteksiz

unmoved[adj]

duygusuz,etkilenmemiş

unmoving[adj]

duygusuz,hisssiz

unnamed[adj]

isimsiz,anonim

unnatural[adj]

doğal olmayan,anormal

unnaturally[adv]

doğal olmayan bir şekilde,tabii olmayarak

unnecessarily[adv]

lüzumsuz yere

unnecessary[adj]

gereksiz

unneeded[adj]

gereksiz,lüzumsuz

unnerve[v]

sinirini bozmak

unnerving[adj]

ürkütücü,tedirgin edici

unnoted[adj]

farkedilmemiş,tanınmamış

unnoticeable[adj]

farkedilemez,gözle görülmez

unnoticed[adj]

göze çarpmadan

unnumberable[adj]

sayısız,hesapsız

uno[n]

uno (kart oyunu)

unobservable[adj]

gözlemlenemez,algılanamaz

unobservant[adj]

dikkatsiz,gözlemci olmayan

unobstructed[adj]

engelsiz,açık

unobtrusive[adj]

göze çarpmayan

unobtrusively[adv]

gözden uzak bir şekilde, dikkat çekmeden

unoccupied[adj]

boş,kullanılmayan

unofficial[adj]

gayri resmi

unofficially[adv]

gayri resmi bir şekilde

unopen[adj]

kapalı,açık olmayan

unoriginal[adj]

özgün olmayan,türetilmiş

unorthodox[adj]

alışılmadık,geleneksel olmayan

unostentatious[adj]

gösterişsiz,mütevazı

unpack[v]

açmak (paket, bavul)

unpaid[adj]

ödenmemiş

unpaired[adj]

eşleşmemiş,eşi olmayan

unpalatable[adj]

nahoş

unparalleled[adj]

eşsiz,benzersiz

unpasteurized[adj]

pastörize edilmemiş,pastörizasyon geçirmemiş

unpatterned[adj]

desensiz,düz

unperceivable[adj]

algılanamaz,farkedilemez

unperceptive[adj]

sezgisiz,algılamayan

unpersuasive[adj]

ikna edici olmayan,inandırıcı olmayan

unplaced[adj]

sıralamaya giremeyen,ödülsüz

unpleasant[adj]

sevimsiz

unpleasant-smelling[adj]

kötü kokulu,pis kokulu

unpleasantly[adv]

hoş olmayan bir şekilde,rahatsız edici bir şekilde

unpleasantness[n]

hoşnutsuzluk,rahatsızlık

unpleasing[adj]

hoşnutsuzluk veren,zevksiz

unplug[v]

fişini çekmek

unplugged[adj]

akustik,sadeleştirilmiş

unpointed[adj]

uçsuz,kör

unpolluted[adj]

kirletilmemiş,temiz

unpopular[adj]

popüler olmayan

unpopularity[n]

popüler olmama

unprecedented[adj]

eşi benzeri görülmemiş

unpredictable[adj]

önceden bilinmez

unpredictably[adv]

tahmin edilemez bir şekilde

unprejudiced[adj]

önyargısız

unprepared[adj]

hazırlıksız,hazırlanmamış

unprepossessing[adj]

herhangi bir özelliği olmayan

unpretty[adj]

çekici olmayan,hoş görünmeyen

unproblematic[adj]

sorunsuz,kolay

unprocessed[adj]

işlenmemiş,ham

unproductive[adj]

verimsiz,üretken olmayan

unprofitable[adj]

kârsız,zarar eden

unpromised[adj]

vaat edilmemiş,nişanlı olmayan

unpromising[adj]

ümit verici olmayan

unpropitious[adj]

elverişsiz

unprosperous[adj]

refah içinde olmayan,başarısız

unprotected[adj]

korumasız,savunmasız

unprovable[adj]

ispatlanamaz

unproven[adj]

kanıtlanmamış,ispatlanmamış

unpublished[adj]

yayınlanmamış,basılmamış

unputdownable[adj]

elden düşürülemeyen (kitap)

unqualified[adj]

sınırsız,mutlak

unquestionable[adj]

tartışmasız,şüphesiz

unquestionably[adv]

kuşkusuz,şüphesiz

unquestioned[adj]

tartışmasız,şüphesiz

unquestioning[adj]

körü körüne,şüphesiz

unrated[adj]

derecelendirilmemiş

unravel[v]

sökmek

unreal[adj]

gerçek dışı,fantastik

unrealistic[adj]

gerçek dışı

unrealized[adj]

gerçekleşmemiş, tamamlanmamış

unreasonable[adj]

mantıksız

unreasonably[adv]

mantıksızca,aşırı bir şekilde

unreassuring[adj]

güven vermeyen,endişelendirici

unreceptive[adj]

açık olmayan,yeni fikirlere kapalı

unrecognized[adj]

tanınmamış,bilinmeyen

unrecorded[adj]

kaydedilmemiş,kayıt altına alınmamış

unrecoverable[adj]

geri alınamaz,kurtarılamaz

unrefined[adj]

arıtılmamış

unregenerate[adj]

düzelmemiş

unregulated[adj]

düzenlenmemiş,denetimsiz

unrelated[adj]

ilgisiz,alakasız

unrelenting[adj]

acımasız, kararlı

unreliable[adj]

güvenilmez

unreliable narrator[n]

güvenilmez anlatıcı

unreliably[adv]

güvenilmez biçimde

unremarkable[adj]

sıradan,olağan

unremarkably[adv]

sıradan bir şekilde,olağan bir tarzda

unremitting[adj]

aralıksız

LanGeek
Uygulamayı İndir