mbemedia multiplier
/ 32
mbemedia multiplier
mbe[n]

MBE

mcintosh[n]

McIntosh elması

mdma[n]

MDMA,ekstazi

me[n][pron]

Maine,Maine eyaleti • beni/bana

me time[phrase]

rahatlamak ve hoşlandığı şeyleri yapmak için kişinin kendine ayırdığı zaman

me-too[adj]

taklitçi

mead[n]

bal likörü

meadow[n]

çayır

meadowlark[n]

tarlakuşu

meager[adj]

yetersiz

meagerly[adj][adv]

yetersiz,az • yetersizce,az bir şekilde

meal[n]

öğün

meal deal[n]

yemek paketi

mealtime[n]

yemek saati,yemek vakti

mealybug[n]

pamuklu bit

mean[v][adj][n]

demek istemek • ortalama,merkezi • ortalama

mean and lean[phrase]
mean business[phrase]

ciddi olmak

mean corpuscular volume[n]

ortalama eritrosit hacmi

mean girl[n]

kötü kız,zorbacı kız

mean solar day[n]

ortalama güneş günü,güneş ortalama günü

mean the world to[phrase]
mean value[n]

ortalama değer

mean well[phrase]
meander[v][n]

kıvrılmak • gezinme,amaçsız yürüyüş

meandering[adj]

dolambaçlı,kıvrımlı

meanderingly[adv]

dolambaçlı bir şekilde,kıvrılarak

meaning[n][adj]

anlam • anlamlı,derin anlamlı

meaning-text theory[n]

anlam-metin kuramı

meaningful[adj]

anlamlı

meaningfully[adv]

anlamlı bir şekilde,mana dolu bir şekilde

meaningless[adj]

anlamsız

meaninglessness[n]

anlamsızlık,boşluk

meanly[adv]

alçakgönüllü bir şekilde,mütevazı bir şekilde

means[n]

araç

means to an end[phrase]
meanspirited[adj]

cimri,cömert olmayan

meantime[adv]

bu arada,bu sırada

meanwhile[adv][n]

aynı anda • bu arada,bu sırada

measles[n]

kızamık

measly[adj]

cüzi,yetersiz

measurable[adj]

ölçülebilir

measure[v][n]

ölçmek • ölçüm

measure other people's corn by own bushel[phrase]

başkalarını kendi ölçüsüyle değerlendirmek

measure up[v]

beklenen kriterlere uymak

measured[adj]

ölçülü,ritmik

measuredly[adv]

ölçülü bir şekilde,dikkatle

measureless[adj]

ölçülemez,sınırsız

measurement[n]

ölçüm

measuring cup[n]

ölçü kabı

measuring jug[n]

ölçme kabı

measuring spoon[n]

ölçü kaşığı

measuring wheel[n]

mesafe ölçü tekerleği

meat[n]

et

meat and potatoes[phrase]
meat claws[n]

et pençesi

meat cleaver[n]

kasap bıçağı,et satırı

meat drapes[n]

et perdeleri,etli dudaklar

meat extract[n]

et özü

meat flap[n]

vajinal dudaklar,büyük dudaklar

meat grinder[n]

et kıyma makinesi,parçalayıcı makine

meat hook[n]

et kancası,et çengeli

meat in the sandwich[phrase]

iki taraf arasında kalan kişi

meat jelly[n]

et jölesi,aspik

meat loaf[n]

etli ekmek,köfteli ekmek

meat market[n]

kasap,et pazarı

meat on the bone[phrase]

daha fazla somutluk

meat packer[n]

et toptancısı,et paketleme toptancısı

meat pie[n]

etli börek

meat pounder[n]

et döveci,et yumuşatıcı

meat sauce[n]

et sosu,etli sos

meat slicer[n]

et dilimleme makinesi

meat tenderizer[n]

et tokmağı

meatball[n]

köfte

meathead[n]

kas kafalı,kas kütlesi

meatloaf[n]

bir tür etli yiyecek

meatman[n]

kasap,et satıcısı

meaty[adj]

etli

mecca[n]

Mekke,Mekke şehri

mechanic[n][adj]

tamirci • mekanik,otomatik

mechanical[adj]

makinaya ait

mechanical calculator[n]

mekanik hesap makinesi,mekanik hesaplama cihazı

mechanical engineering[n]

makine mühendisliği

mechanical pencil[n]

uçlu kurşun kalem

mechanical puzzle[n]

mekaniksel bulmaca

mechanical toy[n]

mekanik oyuncak

mechanically[adv]

mekanik olarak,otomatik olarak

mechanics[n]

mekanik

mechanism[n]

mekanizma,atomik süreç

mechanized[adj]

mekanize,otomatikleştirilmiş

medaillons[n]

et, balık, sebze gibi malzemelerden oluşan küçük, yuvarlak ve ince parça

medal[n]

madalya

medalist[n]

madalya kazanan,en düşük skoru atan golfçü

medallion[n]

madalyon

meddlesome[adj]

işgüzar

media[n]

medya

media bias[n]

taraflı medya

media desk[n]
media literacy[n]

medya okuryazarlığı,medya bilinci

media multiplier[n]

medya katlayıcı etkisi

LanGeek
Uygulamayı İndir