magicmaine coon
/ 32
magicmaine coon
magic[n][adj]

büyü • büyülü

magic away[v]

sihirle yok etmek,büyüyle ortadan kaldırmak

magic bullet[n]

yeni ve etkileyici ilaç

magic carpet[n]

Uçan halı

magic marker[n]

Magic Marker kalemi,keçeli kalem Magic Marker

magic mint[adj]

yeşil camgöbeği

magic mushroom[n]

sihirli mantar,halüsinojen mantar

magic point[n]

büyü puanı

magic realism[n]

büyülü gerçekçilik

magic trick[n]

sihirbazlık numarası,büyü hilesi

magical[adj]

büyülü

magical ability[n]

büyülü yetenek,sihirli güç

magical power[n]

büyülü güç,sihirli kudret

magical spell[n]

büyülü söz,büyü

magically[adv]

büyülü bir şekilde

magician[n]

büyücü

magister juris[n]

Magister Juris,Hukuk Yüksek Lisansı

magisterial[adj]

hakim ile ilgili

magisterially[adv]

ustaca bir şekilde

magistracy[n]

hakimlik

magistrate[n]

yargıç

magma[n]

magma,erimiş kaya

magna cum laude[adv][adj]

ikincilik akademik başarıyla • yüksek onurla; yüksek akademik başarıyla

magnanimity[n]

yüce gönüllülük,cömertlik büyüklüğü

magnanimous[adj]

yüce gönüllü

magnate[n]

kodaman

magnesium[n]

magnezyum

magnet[n]

mıknatıs

magnet school[n]

yenilikçi ve uzmanlaşmaya dayalı eğitim veren parasız okul

magnetic[adj]

manyetik

magnetic core[n]

manyetik çekirdek,manyetik öz

magnetic disc[n]

manyetik disk,manyetik sabit disk

magnetic disk[n]

manyetik disk,manyetik sabit disk

magnetic field[n]

manyetik alan,manyetik saha

magnetic levitation[n]

manyetik levitasyon,manyetik askı

magnetic north[n]

manyetik kuzey,manyetik kuzey kutbu

magnetic pick-up tool[n]

manyetik toplama aleti

magnetic resonance imaging[n]

MR

magnetic screwdriver[n]

manyetik tornavida

magnetic storm[n]

manyetik fırtına

magnetically[adv]

manyetik olarak,mıknatıslı bir şekilde

magnetism[n]

manyetizma,manyetik kuvvet

magnetize[v]

manyetize etmek

magnetoreception[n]

manyetoresepsiyon,manyetik algılama

magnetosphere[n]

manyetosfer,manyetik küre

magnification[n]

büyütme,yakınlaştırma

magnificence[n]

ihtişam

magnificent[adj]

görkemli

magnificently[adv]

muhteşem bir şekilde, görkemli bir şekilde

magnifier[n]

büyüteç,büyültücü

magnify[v]

abartmak

magnifying glass[n]

büyüteç

magniloquent[adj]

mübalağalı

magnitude[n]

boyut

magnolia[n][adj]

manolya • çok açık pembe-beyaz

magnum[n]

içki şişesi

magnum opus[n]

şaheser

magpie[n]

saksağan

magyar[n][adj]

Macarca,Macar dili • Macar,Macaristan'a özgü

mahi-mahi[n]

lambukanın yemekte kullanılan eti

mahjong[n]

çin dominosu

mahogany[adj]

maun

mai tai[n]

mai tai

maid[n]

hizmetçi

maid of honor[phrase]

nedime

maiden[n][adj]

bakire,genç kız • ilk,açılış

maiden over[n]

bakir over,skoru olmayan over

maidenhood[n]

kızlık

maidhood[n]

kız çocukluğu,kızlık çağı

maidservant[n]

hizmetçi kadın,kadın hizmetçi

mail[v][n]

postalamak • posta

mail art[n]

posta sanatı

mail carrier[n]

postacı

mail slot[n]

mektup kutusu

mailbag[n]

postacı çantası

mailbox[n]

posta kutusu

mailing address[n]

posta adresi

mailing list[n]

adres listesi

mailing-card[n]

posta kartı,mektup kartı

maillard reaction[n]

maillard reaksiyonu

maillot[n]

üste oturan tek parça kadın mayosu

mailman[n]

postacı

mailroom[n]

gelen ve giden postaların düzenlendiği oda

mailshot[n]

promosyon postası,tanıtım postası

maim[v]

sakat kalmak

maimed[n][adj]

yaralılar, sakatlar • sakat,körelmiş

main[adj][n]

asıl • ana boru

main character[n]

ana karakter,başkahraman

main course[n]

ana yelken,temel yelken

main drag[n]

ana cadde,ana yol

main entrance[n]

ana giriş,ana kapı

main idea[n]

ana fikir,temel düşünce

main line[n]

ana hat

main office[n]

merkez ofis,ana ofis

main pop girl[phrase]
main road[n]

anayol

main slayer[phrase]
main station[n]

ana istasyon,merkez istasyon

main street[n]

ana cadde

maine coon[n]

Maine Coon kedisi

LanGeek
Uygulamayı İndir