military servicemined
/ 32
military servicemined
military service[n]

askerlik

militate[v]

yönlendirmek (bir şeye karşı)

militia[n]

milis kuvvetleri

milk[n][v]

süt • süt sağmak

milk chocolate[n]

sütlü çikolata

milk coffee[n]

sütlü kahve

milk cow[n]

süt ineği,süt veren inek

milk intolerance[n]

süt intoleransı,laktaz eksikliği

milk of human kindness[phrase]

insani merhamet

milk of magnesia[n]

magnezyum hidroksit

milk powder[n]

süt tozu,toz süt

milk pudding[n]

süt pudingi

milk shake[n]

milkshake,sütlü kokteyl

milk skin[n]

kaymak

milk snake[n]

süt yılanı

milk tea[n]

sütlü çay

milk the bull[phrase]

boşa kürek çekmek

milk tooth[n]

süt dişi

milk train[n]

süt treni,süt toplama treni

milk whey[n]

peynir suyu,süt serumu

milker[n]

sütçü,süt ineği

milking[n]

sağım,sağma işlemi

milklike[adj]

süt gibi,sütsü

milkman[n]
milkshake[n]

milkshake

milkshed[n]

süt havzası,süt üretim alanı

milksop[n]

yumuşak,kadınsı erkek

milkweed butterfly[n]

kral kelebeği

milky[adj]

süt rengi

milky way[n]

Samanyolu

mill[n][v]

yapımevi • değirmende öğütmek

mill around[v]

amaçsızca dolaşmak,başıboş gezmek

mille-feuille[n]

milföy

millenarian[n][adj]

binyılcı,milenyum inananı • binyılcı,bin yıllık barış ve mutluluk dönemiyle ilgili

millenarianism[n]

bin yılcılık,milenyalizm

millennial[adj][n]

bin yıllık • milenyum,Y kuşağı

millennian[adj]

binyılla ilgili,bin yıllık

millennium[n]

bin yıllık dönem

millepede[n]

kırkayak,miliped

millet[n]

darı

milliampere[n]
milligram[n]

miligram

milliliter[n]

mililitre

millimeter[n]

milimetre

milliner[n]

şapkacı

millinery[n]

şapkacılık

million[n]

milyon,sürü

million miles away[phrase]
million-dollar smile[phrase]

büyüleyici gülümseme

millionaire[n]

milyoner

millionth[n][det]

milyonda bir,bir milyonda bir • milyonuncu,bir milyonuncu

milliped[n]

kırkayak,diplopod

millipede[n]

kırkayak

millstone around neck[phrase]
millstream[n]

değirmen deresi,değirmen suyu

millwright[n]

değirmen ustası,değirmen makine mühendisi

milquetoast[n][adj]

karaktersiz bir insan,zayıf biri • zayıf karakterli,etkisiz

mime[n][v]

pantomim • pandomim yapmak

mimesis[n]

mimesis,gerçekliğin sanatsal taklidi

mimi pink[adj]

çok hafif pembe

mimic[n][v][adj]

taklitçi • taklit etmek • taklitçi,benzer

mimicry[n]

vücudun ortama uyması (hayvanlarda)

mimir[n]

Mimir

mimosa[n]

mimosa

minacious[adj]

tehditkar,gözdağı verici

minaret[n]

minare

minatory[adj]

tehditkâr,korkutucu

minbar[n]

minber

mince[v][n]

ince doğramak • kıyma

mince pie[n]

kıymalı turta

mince words[phrase]

sözlerini dikkatle seçmek

minced[adj]

kıyılmış,doğranmış

mincemeat[n]

turta harcı

mincer[n]

kıyma makinesi,doğrayıcı

mincing machine[n]

kıyma makinesi,doğrama makinesi

mind[n][v]

zihin • üzülmek

mind game[n]

zihin oyunu,psikolojik manipülasyon

mind language[phrase]

ağzından çıkana dikkat etmek

mind manners[phrase]

terbiyesini bozmamak

mind map[n]

zihin haritası,akıl haritası

mind over matter[phrase]

irade gücü

mind own beeswax[phrase]

kendi işine bakmak

mind own business[phrase]

kendi işine bakmak

mind p's and q's[phrase]

adabına dikkat etmek

mind-altering[adj]

zihni değiştiren,bilinci etkileyen

mind-bending[adj]

hayal gördüren

mind-blowing[adj]

insanın aklını başından alan

mind-boggling[adj]

akıllara durgunluk veren

mind-numbing[adj]

akılalmaz sıkıcı,ruh sıkıcı

mind's eye[phrase]

zihindeki görüntü

mindaro[adj]

sarımsı yeşil

mindfuck[n][adj]

zihinsel şaşkınlık,psikolojik karmaşa • kafa karıştırıcı,akıl karıştırıcı

mindful[adj]

dikkatli,bilinçli

mindfully[adv]

bilinçli bir şekilde,dikkatlice

mindfulness[n]

farkındalık,dikkatlilik

mindless[adj]

düşüncesiz,anlamsız

mindlessly[adv]

düşüncesizce,akılsızca

mindset[n]

zihniyet,düşünce yapısı

mine[n][v][pron]

maden • çıkarmak,işletmek • benim

mined[adj]

çıkarılmış,madencilik yapılmış

LanGeek
Uygulamayı İndir