more holes than swiss cheesemother hubbard
/ 32
more holes than swiss cheesemother hubbard
more holes than swiss cheese[phrase]

delik deşik

more kicks than halfpence[phrase]

astarı yüzünden pahalı

more often than not[phrase]

çoğunlukla

more or less[phrase][adv]

aşağı yukarı • az çok

more string to bow[phrase]

elde bir koz daha

more than[adj]

-den daha fazla

more the merrier[phrase]

ne kadar kalabalık

morel[n]

morchella

moreover[adv]

ayrıca

mores[n]

gelenekler

morgan[n]

morgan atı

morgue[n]

morg

moribund[adj]

can çekişen

mork[n]

aptal,ahmak

mormon[n]

Mormon,Son Zaman Azizler İsa Mesih Kilisesi üyesi

morn[n]

sabah,öğleden önceki zaman

mornay sauce[n]

mornay sosu

morning[n]

sabah

morning coat[n]

jaketatay

morning dress[n]

ev elbisesi (kadın)

morning impaired[adj]

sabah yetersiz,sabah beceriksiz

morning newspaper[n]

sabah gazetesi,sabah gazetesi

morning person[n]

sabah insanı,erkenci

morning sickness[n]

sabah bulantısı

morning suit[n]

takım elbise

morning time[n]

sabah,sabah vakti

moroccan[adj][n]

faslı • Faslı,Mağribi

morocco[n]

fas

moron[n]

geri zekalı,salak

moronic[adj]

aptalca,budalaca

morose[adj]

asık suratlı

morph[v][n]

dönüşmek,başkalaşmak • morfem

morph into[v]

başka bir şeye dönüşmek

morpheme[n]

biçimbirim

morphemization[n]

morfemleştirme

morphine[n]

morfin

morphological[adj]

morfolojik,morfoloji ile ilgili

morphological erosion[n]

morfolojik aşınma

morphological leveling[n]

morfolojik basitleştirme

morphological typology[n]

morfolojik tipoloji

morphology[n]

şekilbilim

morphophonology[n]

morfofonoloji

morphosyntactic alignment[n]

morfolojik sözdizimsel sıralama

morris chair[n]

Morris koltuğu

morris dance[n]

eski bir ingiliz dansı

morrow[n]

ertesi gün,gelecek gün

morse code[n]

mors alfabesi

mortadella[n]

mortadella salamı

mortal[adj][n]

ölümlü,fani • ölümlü,insan

mortality rate[n]

ölüm oranı

mortalled[adj]

tamamen sarhoş,tamamen mest

mortally[adv]

ölümcül bir şekilde,ölümle sonuçlanacak şekilde

mortar[n][v]

havan topu • harçlamak,sıvamak

mortarboard[n]

akademik şapka

mortgage[n][v]

ipotek • rehine koymak

mortgage loan[n]

ipotek kredisi,konut kredisi

mortician[n]

cenaze kaldırıcısı

mortification[n]

mahcubiyet,utanç

mortified[adj]

mahcup,utanmış

mortify[v]

kangren olmak

mortifying[adj]

aşağılayıcı,utandırıcı

mortise and tenon[phrase]
mortise joint[n]

zıvanalı geçme,mortis eklem

mortising chisel[n]

çentik oyma keski

morto[adj]

çok utanmış,utandırıcı

mortuary[n][adj]

morg • cenaze,ölüyle ilgili

mortuary temple[n]

anıt mezar tapınağı

morus alba[n]

beyaz dut

mosaic[n][adj]

mozaik sanatı • mozaik,Musa'ya ait

mosaic novel[n]

mozaik roman

moschus moschiferus[n]

moschus moschiferus,misk geyiği

moscow[n]

Moskova,Moskova şehri

moscow mule[n]

Moscow mule

mosey[v]

dolaşmak,gezinmek

mosh[v]

punk müzik eşliğinde çılgınca dans etmek

mosque[n]

cami

mosquito[n]

sivrisinek

mosquito bite[n]

sivrisinek ısırığı

mosquito hawk[n]

sivrisinek şahini,yusufçuk

mosquito net[n]

cibinlik

moss[n]

yosun,briyofit

moss green[adj]

yosun yeşili

moss piglet[n]

tardigrad,su ayısı

mosstone[adj]

yosun,soluk sarı-yeşil

most[adv][det][pron]

en • en çok • çoğu

most especially[adv]

özellikle,en çok

most importantly[adv]

en önemlisi,hepsinden önemlisi

most valuable player[n]

en değerli oyuncu,en iyi oyuncu

mostly[adv]

çoğunlukla

mot juste[n]

tam uygun kelime

mot test[n]

MOT testi,zorunlu yıllık araç muayenesi

motacillidae[n]

motacillidae,incirkuşları ve kuyruksallayanlar

mote[n]

zerre

motel[n]

motel

moth[n]

güve

mother[n][v]

anne • annelik yapmak,bir anne gibi bakmak

mother country[n]

ana vatan,köken ülke

mother earth[n]

toprak ana

mother figure[n]

anne figürü,maternal karakter

mother hubbard[n]

bol ve kemersiz kadın elbisesi

LanGeek
Uygulamayı İndir