market-leadingmass-market paperback
/ 32
market-leadingmass-market paperback
market-leading[adj]
market-led[adj]

ürün veya hizmet piyasaya sürülmeden önce müşterinin ihtiyaçlarının araştırılmasına dayanan

marketable[adj]

pazarlanabilir,aranan

marketer[n]

pazarlamacı,marka yöneticisi

marketing[n]

alışveriş

marketing campaign[n]

tanıtım kampanyası

marketing department[n]

pazarlama departmanı,pazarlama bölümü

marketplace[n]
markhor[n]

burma boynuzlu keçi

marksman[n]

keskin nişancı,nişancı

markswoman[n]

nişancı kadın,keskin nişancı kadın

markup[n]

fiyat artışı

marlin[n]

merlin balığı

marmalade[n]

marmelât

marmite[n]

marmayt

marmoset[n]

marmoset

marmot[n]

marmot

maroon[v][adj][n]

ıssız adada bırakmak • kestane rengi • maron,alarm fişeği

marotte[n]

marotte kukla

marque[n]

marka

marquee[n][adj]

otağ • önemli,yıldız

marquetry[n]

marketri sanatı

marred[adj]

bozulmuş

marriage[n]

evlilik

marriage ceremony[n]

nikah töreni

marriage certificate[n]

evlilik cüzdanı,evlilik belgesi

marriage counseling[n]

evlilik danışmanlığı

married[adj][n]

evli • evli,eşli

married couple[n]

evli çift

marrow[n]

kemik iliği

marry[v]

evlenmek

marry money[phrase]

para için evlenmek

mars[n]

Mars

mars light[n]

Mars ışığı,Mars lambası

marsh[n]

bataklık,sazlık

marshal[v][n]

kullanıma hazır hale getirmek • mübaşir,adalet memuru

marshland[n]

bataklık,sulak alan

marshmallow[n]

marşmelov

marshmallow fluff[n]

marshmallow kreması

marshy[adj]

bataklık,sulu

marsupial[n][adj]

keseli hayvan • keseli,keselilere ait

marten[n]

sansar

martial[adj][n]

savaşçı • Martialis,Marcus Valerius Martialis

martial art[n]

dövüş sanatı

martial artist[n]

dövüş sanatçısı,dövüş sanatları uygulayıcısı

martial arts film[n]

dövüş sanatları filmi

martial law[n]

sıkıyönetim,olağanüstü hal

martian[adj][n]

Marslı • Marslı,Mars'ın hayali sakinleri

martinet[n]

sert amir

martingale[n]

martingal,at başlık kontrol kayışı

martini[n]

martini

martyr[n][v]

şehit,martir • şehit etmek,eziyet etmek

martyrdom[n]

şehadet

marvel[v][n]

hayret etmek • şaşılacak şey

marvelous[adj]

harika,muhteşem

marvelously[adv]

harikulade,olağanüstü bir şekilde

marxism[n]

marksizm,marksist teori

marxist[adj][n]

marksist • marksist

marxophone[n]

marksofon

mary[n]

Meryem,Bakire Meryem

mary-ann[n]

ibne,ibnelik

marzipan[n]

badem ezmesi

masala[n]

masala (baharat)

masala chai[n]

masala chai

mascara[n]

maskara

mascarpone[n]

mascorpone peyniri

masculine[adj][n]

eril • eril sözcük

masculinity[n]

erkeklik

mash[v][n]

püre yapmak • ezilmiş arpa ile su karışımı

masham[n]

Masham koyunu

mashed potato[n]

patates püresi

masher[n]

patates ezici

mashing[n]

mayşeleme,öğütme

mashrabiya[n]

maşrabiya

mashup[n]

karışık müzik

masjid[n]

cami,mescit

mask[n][v]

maske • maskelemek,örtmek

mask work[n]

maske çalışması

masking tape[n]

maskeleme bantı

masochism[n]

mazoşizm,mazoşistlik

masochist[n]

mazohist

masochistic[adj]

mazoşist

mason[n]

duvar ustası

mason bee[n]

mason arı

mason's level[n]

duvarcı terazisi

masonry[n]

kagir yapı

masonry brush[n]

duvar fırçası

masonry nail[n]

beton çivisi

masque[n]

maskeli gösteri

masquerade[v][n]

maskeli baloya katılmak • maskeli kostüm

masquerade costume[n]

maskeli balo kostümü,maskeli balo kıyafeti

mass[n][v][adj]

kütle,hacim • toplanmak, bir araya gelmek • bir hayli

mass media[n]

basın-yayın

mass medium[n]

kitle iletişim aracı,kitle iletişim medyası

mass number[n]

kütle numarası,kütle sayısı

mass production[n]

seri üretim,kitle üretimi

mass rapid transit[phrase]
mass transit[n]

toplu taşıma,kamu taşımacılığı

mass-market[adj]

geniş pazarlı,kitle pazarı

mass-market paperback[n]

kitapçılarda yaygın olarak bulunan ucuz fiyatlı kitap

LanGeek
Uygulamayı İndir