provoquer
Pronunciation
/pʀɔvɔke/

"provoquer"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

provoquer
01

neden olmak, sebep olmak

être la cause directe d'un événement, d'une réaction ou d'un effet
provoquer definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
provoque
1. çoğul kişi
provoquons
gelecek zamanda 1. kişi
provoquerai
şimdiki zaman ortacı
provoquant
geçmiş zaman ortacı
provoqué
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
provoquions
Örnekler
Cette décision a provoqué la colère des habitants.
Bu karar, sakinlerin öfkesini tetikledi.
02

meydan okumak, karşı gelmek

ne pas céder face à quelqu'un, continuer à résister ou défier
provoquer definition and meaning
Örnekler
Ne provoque pas ton professeur, il est très strict.
Kışkırtma öğretmenini, çok katıdır.
03

kışkırtmak, tahrik etmek

pousser quelqu'un à réagir ou à agir, souvent de façon forte ou négative
Örnekler
Elle a provoqué les rires de toute la classe.
O, tüm sınıfın kahkahalarını provoke etti.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store