Ara
unsettling
01
rahatsız edici, huzursuzluk veren
causing feelings of unease, discomfort, or anxiety
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most unsettling
karşılaştırma derecesi
more unsettling
derecelendirilebilir
Örnekler
The eerie silence in the graveyard at night was unsettling to the lone visitor.
Geceleyin mezarlıktaki ürkütücü sessizlik, yalnız ziyaretçi için rahatsız ediciydi.
Unsettling
01
rahatsızlık, huzursuzluk
something that causes discomfort or disturbance
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
Örnekler
Social media 's influence has contributed to the unsettling of traditional communication methods.
Sosyal medyanın etkisi, geleneksel iletişim yöntemlerinin rahatsız edilmesine katkıda bulunmuştur.



























