Ara
to arrive
01
varmak
to reach a location, particularly as an end to a journey
Intransitive: to arrive somewhere
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
arrive
3. tekil kişi
arrives
şimdiki zaman ortacı
arriving
basit geçmiş zaman
arrived
geçmiş zaman ortacı
arrived
Örnekler
The bus will arrive at the terminal shortly.
Otobüs kısa sürede terminale varacak.
02
varmak, gerçekleşmek
to come into occurrence at a specific time
Intransitive: to arrive | to arrive point in time
Örnekler
The deadline for the project arrives next week, so we need to start preparing now.
Projenin son teslim tarihi önümüzdeki hafta geliyor, bu yüzden şimdi hazırlanmaya başlamamız gerekiyor.
03
başarı kazanmak
to achieve success, recognition, or a notable position
Intransitive
Örnekler
The singer, with their unique voice and style, eventually arrived in the music industry.
Şarkıcı, eşsiz sesi ve tarzıyla nihayet müzik endüstrisine vardı.



























