novnursing bottle
/ 13
novnursing bottle
nov[n]

kasım

novel[n][adj]

roman • yeni

novel food[n]

yeni gıdalar

novelette[n]

kısa roman

novelist[n]

romancı

novelization[n]

romanlaştırma

novella[n]

kısa hikâye

novelty[n]

yenilik,orijinallik

novelty shop[n]

hediyelik eşya dükkanı,novelty shop

november[n]

kasım

novice[n]

acemi

now[adv][n][conj][adj]

şimdi • şimdi,şu an • madem ki • güncel,moda

now and again[phrase]

arada sırada

now and then[phrase]

ara sıra

now now[phrase]
now or never[phrase]

ya şimdi ya hiç

now then[phrase]

ama şimdi

nowadays[n][adv]

bu sıralar • günümüzde

nowhere[adv][n][pron][adj]

hiçbir yer • hiçbir yer,ıssız bir yer • hiçbir yer • umutsuz,kayıp

nowhere near[adv]

uzakta,hiç yakın değil

nowruz[n]

Nowruz,Farsça Yeni Yıl

nowt[n]

hiçbir şey,sıfır

noxious[adj]

zararlı

npva[n]

cinsel nesne,et bebeği

nu jazz[n]

modern caz

nu metal[n]

nu metal

nu-disco[n]

Nu-disko

nuance[n]

küçük fark

nuanced[adj]

nüanslı,ince farklılıklar gösteren

nubile[adj]

seksi

nuchal translucency screening[n]
nuclear[adj]

nükleer

nuclear accident[n]

nükleer kaza

nuclear deterrent[n]

nükleer caydırıcı

nuclear energy[n]

nükleer enerji

nuclear family[n]

çekirdek aile

nuclear fission[n]

nükleer fisyon

nuclear fusion[n]

nükleer füzyon

nuclear fusion reaction[n]

nükleer füzyon reaksiyonu,nükleer füzyon

nuclear medicine[n]

nükleer tıp

nuclear power[n]

nükleer enerji

nuclear reactor[n]

nükleer reaktör

nuclear submarine[n]

nükleer denizaltı

nuclear weapon[n]

nükleer silah

nucleic acid[n]

nükleik asit

nucleotide[n]

nükleotid

nucleus[n]

nükleon

nude[n][adj]

çıplak insan heykeli veya resmi • çıplak

nudge[v][n]

hafifçe dürtmek • hafif bir itme,küçük bir dürtme

nugatory[adj]

değersiz

nugget[n]

külçe,nugget

nuisance[n]

rahatsızlık,hukuki zarar

nuke[n][v]

nükleer başlık,atom başlığı • mikrodalga fırında ısıtmak veya pişirmek

nuke and pave[v]

tamamen silip yeniden kurmak,format atıp sıfırdan kurmak

nuke the fridge[phrase]
null[adj][n]

geçersiz,hükümsüz • hiç,sıfır

null allomorph[n]

sıfır alomorf

null and void[phrase]
null hypothesis[n]
null-subject language[n]

özne kullanmayan dil

nullify[v]

geçersiz kılmak

nullity[n]

hiçlik

numb[adj][v]

uyuşuk • uyuşturmak,hissizleştirmek

numbat[n]

keseli karıncayiyen

number[n][v]

numara • saymak,ulaşmak

number cruncher[n]

rakamlarla iyi kişi

number is up[phrase]

birinin bir ayağı çukurda olmak

number plate[n]

araç plakası

numberless[adj]

sayısız,hesapsız

numbers game[n]

illegal piyango

numbing[adj]

uyuşturucu,hissizleştirici

numbly[adv]

duygusuzca,şok içinde

numbnuts[n]

salak,aptal

numbskull[n]

ahmak,budala

numeracy[n]

sayısal okuryazarlık,sayısal beceri

numeral adjective[n]

sayı sıfatı

numerate[v][adj]

saymak,yazılı sayıları yüksek sesle okumak • sayısal,sayıları anlayabilen

numeration[n]

sayılama,sayma

numerator[n]
numerical[adj]

sayısal

numeronym[n]

numeronim

numerous[adj]

çok sayıda

numismatist[n]

para uzmanı

nump[n]

aptal,ahmak

numpty[n]

aptal,ahmak

nun[n]

rahibe

nun pigeon[n]

rahibe güvercini

nunchaku[n]

nunchaku,çift sopalı silah

nunnery[n]

rahibe manastırı

nuptial[adj]

düğün

nurse[n][v]

hemşire • az az içmek

nurse call button[n]

hemşire çağrı butonu,hemşire çağrı zili

nurse practitioner[n]

pratisyen hemşire

nursemaid[n]

çocuk bakıcısı,dadı

nursery[n]

çocuk yuvası

nursery glider[n]

dinlenme koltuğu

nursery rhyme[n]

çocuk şiiri

nursery school[n]

kreş,anaokulu

nursing[n]

hemşirelik

nursing bottle[n]

biberon,emzikli şişe

LanGeek
Uygulamayı İndir