nibniqab
/ 13
nibniqab
nib[n]

gaga,gaganın ucu

nibble[n][v]

ufak lokma • azar azar yemek

nice[adj][adv]

hoş • nazikçe,hoş bir şekilde

nice as ninepence[phrase]

çok düzenli

nice as pie[phrase]

çok tatlı

nice-looking[adj]

iyi görünümlü

nicely[adv]

hoş bir şekilde,güzelce

niche[n][adj][v]

niş • özel, odaklanmış • nişe yerleştirmek,özel bir yere koymak

niche market[n]

niş pazar,pazar nişi

nick[n][v]

çentik,çizik • üretmek,meydana getirmek

nick off[v]

tüymek,sıvışmak

nickel[n][v]

nikel • nikel kaplamak,nikelle kaplamak

nickelodeon[n]

bir nikelođeon,bir juke-box

nickleback[n]

bir nickelback,beşinci defans oyuncusu

nickname[n][v]

takma ad • lakap takmak,takma ad vermek

nictate[v]

göz kırpmak,gözleri kısa süreliğine kapatmak

nictitate[v]

göz kırpmak,gözleri kısa süreliğine kapatmak

niece[n]

kız yeğen

nifty[adj]

becerikli,kullanışlı

niger-congo languages[n]

Nijer-Kongo dilleri,Nijer-Kongo dil ailesi

nigga[n]

kardeşim,dostum

nigga nod[n]

siyah selamı,siyah baş sallama

niggardly[adj]

cimri

niggle[v][n]

gereksiz ayrıntılarla uğraşmak • sızı

nigh[adj][adv]

yakın,bitişik • yakın,yakında

night[n]

akşam

night diving[n]

gece dalışı,gece dalgıçlığı

night life[n]

gece hayatı,gece eğlencesi

night monkey[n]

durukuli

night out[n]

dışarıda geçirilen gece

night owl[n]

gece kuşu

night school[n]

gece okulu,akşam okulu

night table[n]

gece sehpası,yatak başı sehpası

night vision[n]

gece görüşü,karanlıkta görme

night-light[n]

gece lambası

night-night[n]

uyku vakti,tıs-tıs

night-robe[n]

gecelik,yatak giysisi

nightcap[n]

çifte maçın son oyunu,çifte maç serisinin final maçı

nightclothes[n]

gecelik,pijama

nightclub[n]

gece klübü

nightdress[n]

gecelik,gece elbisesi

nightfall[n]

akşam vakti,gün batımı

nightgown[n]

gecelik

nightie[n]

gecelik

nightingale[n]

bülbül

nightjar[n]

çobanaldatan

nightlife[n]

gece hayatı

nightlong[adj]

gece boyu,bütün gece

nightly[adv][adj]

her gece, gecelik • her gece olan

nightly rate[n]
nightmare[n]

kabus

nightmare dressed like a daydream[phrase]

dışı güzel içi bela

nightshirt[n]

gecelik

nightspot[n]

gece kulübü,gece mekanı

nightstand[n]

komodin

nighttime[n]

gece vakti

nightwear[n]

gecelik

nigiri[n]

nigiri,nigiri sushi

nihari[n]

nihari

nihilism[n]

nihilizm

nihilist[n]

nihilist

nihilistic[adj]

nihilist,nihilizmle ilgili

nikola tesla[n]

Nikola Tesla,Nikola Tesla

nikujaga[n]

nikujaga

nil[n][det]

nil kartı • hiç,yok

nile monitor[n]

nil monitörü

nile river[n]

Nil Nehri,Nil

nilgai[n]

nilgai antilobu

nilo-saharan languages[n]

Nil-Sahra dilleri

nimble[adj]

çabuk

nimbus[n]

hale,aureole

nimbus cloud[n]

nimbus bulutu,yağmur taşıyan bulut

nimono[n]

nimono

nimrod[n]

aptal,ahmak

nina from carolina[n]

carolina'dan nina,dokuz

nincompoop[n]

aptal,budala

nine[n]

dokuz,dokuzlu

nine ball[n]

dokuz top,dokuz top oyunu

nine day wonder[phrase]

geçici gündem

nine times out of ten[phrase]

çoğu zaman

nine to five[phrase]
nine-pin bowling[n]

dokuz kuka bowling,dokuz pinli bowling

niner[n]

dokuz,dokuz sayısı

nines system[n]

dokuz sistemi,dokuz seviyeli değerlendirme yöntemi

nineteen to the dozen[phrase]

durmadan hızlı hızlı

nineteenth[det][n]

ondokuzuncu • ondokuzuncu,19.

ninetieth[n][det]

doksanıncı,doksanıncılık • doksanıncı,doksanıncı

ninety-nine[n]

Doksan dokuz,99

ninja[n][v]

bir ninja,bir Japon gizli savaşçısı • ninja,ninja yapmak

ninny[n]

aptal,budala

ninnyhammer[n]

aptal,ahmak

ninth[adj][n]

dokuzuncu • dokuzuncu,dokuzuncusu

nip[v][n]

sıkıştırmak,sıkmak • küçük keskin bir ısırık,küçük bir koparma

nip factor[n]

ısırma faktörü,soğukluk derecesi

nip in the bud[phrase]

başından önünü kesmek

nipper[n]

kıskaç,pençe

nipple[n]

emzik,biberon emziği

nippy[adj]

keskin,serin

niqaabi[n]

niqaabi,kamusal alanda veya yakın ailesinin dışındaki herhangi bir erkeğin yanında yüzünü ve ellerini örten dindar Müslüman kadın

niqab[n]

peçe

LanGeek
Uygulamayı İndir