never-endingniacin
/ 13
never-endingniacin
never-ending[adj]

sonsuz

nevermore[adv]

bir daha asla,asla bir daha

nevertheless[adv]

yine de

nevus[n]

nevüs,doğum lekesi

new[adj]

yeni

new age[n][adj]

Yeni Çağ,Yeni Dönem • yeni çağ ile ilgili

new blood[phrase]

taze kan

new build[n]

yeni yapı

new classicism[n]

yeni klasik mimari

new jersey[n]

New Jersey,New Jersey eyaleti

new kid on the block[phrase]

yeni gelen

new lease of life[phrase]

yeniden doğma

new lease on life[phrase]

yeni bir hayat

new life[n]
new media art[n]

yeni medya sanatı

new mexico[n]

Yeni Meksika,Yeni Meksika Eyaleti

new moon[n]

yeniay

new objectivity[n]

yeni nesnellik

new orleans[n]

New Orleans,Yeni Orleans

new potatoes[n]

yeni patates,taze patates

new stone age[n]

Neolitik Çağ,Yeni Taş Devri

new testament[n]

Yeni Ahit,Yeni Ahit

new wave[n]

Fransız Yeni Dalgası

new wine in an old bottle[phrase]

eski kalıba yeni şey sığdırmak

new world[n]

yeni dünya

new year[n]

yeni yıl

new year's[n]

yılın ilk günü

new year's day[n]

1 ocak

new year's eve[phrase]

yılbaşı gecesi

new year's resolution[n]

Yeni Yıl kararı

new york[n]

New York

new york city[n]

New York City,New York Şehri

new york minute[n]

göz açıp kapayıncaya kadar

new york stock exchange[n]

New York Borsası,NYSE

new zealand[n]

yeni zelanda

new zealand islands[n]

Yeni Zelanda Adaları,Yeni Zelandalı Adalar

new zealander[n][adj]

yeni zelandalı • yeni zelanda ile ilgili

new-age music[n]

New Age müzik

newark[n]

Newark,New Jersey'nin en büyük şehri; New Jersey'nin kuzeydoğusunda yer alır

newb[n]

acemi,noob

newbie[n]

acemi,çaylak

newbie gains[n]

acemi kazanımları,yeni başlayan kazançları

newborn[adj][n]

yeni doğan,yakın zamanda doğan • yeni doğmuş

newborn screening[n]

yenidoğan taraması,yeni doğanlar için tarama testi

newburgh[n]

New York'ta Hudson Nehri üzerinde bir kasaba olan Newburgh; 1782 ve 1783'te George Washington'un karargahıydı,New York eyaletinde Hudson Nehri'nde bulunan Newburgh kasabası; 1782 ve 1783 yıllarında George Washington'un karargahı olarak hizmet vermiştir

newcastle disease[n]

Newcastle hastalığı

newcomer[n]

yeni gelen,yeni katılımcı

newel post[n]

tırabzan babası

newfangled[adj]

yeni icat edilmiş,moda

newfoundland dog[n]

newfoundland köpeği

newly[adv]

yeni

newlywed[n]

yeni evli

newmarket[n]

dar4 binicilik ceketi

news[n]

haberler

news agency[n]

haber ajansı

news aggregator[n]

kaynak

news analyst[n]

güncel olayları açıklayıp yorumlayan kimse

news article[n]

haber makalesi

news bulletin[n]

haber bülteni

news conference[n]

basın toplantısı

news cycle[n]

haber döngüsü

news desk[n]

haber servisi

news hole[n]

haber boşluğu

news item[n]

haber öğesi,haber

news magazine[n]

haber dergisi,güncel olaylar dergisi

news program[n]

haber programı

news show[n]

haber programı,gündem programı

news story[n]

haber raporu

news style[n]

yazı biçimi

news ticker[n]

haber altyazısı

newsagent[n]
newsagent's[n]

gazete bayisi

newscast[n]

haber programı

newscaster[n]

haber spikeri

newsdealer[n]
newsfeed[n]

başlıca haberler

newsflash[n]

son dakika haberi

newsgathering[n]

haber toplama

newsgroup[n]

haber grubu

newsletter[n]

haber bülteni

newspaper[n]

gazete

newsperson[n]

gazeteci,muhabir

newsprint[n]

gazete kağıdı

newsreader[n]

haber spikeri

newsroom[n]

haberlerin hazırlandığı oda

newssheet[n]

tek sayfalık gazete

newsstand[n]

gazete bayi

newswire[n]

haber ajansı

newsworthy[adj]

haber değeri olan

newt[n]

semender

newtonian[adj]

Newtoncu,Newton'un fikirleriyle ilgili

next[adj][adv][pron][prep]

sonraki • sonra • sonraki,gelecek • yanında,bitişiğinde

next door[adv][adj][n]

yandaki • bitişik,komşu • komşu,bitişikteki

next of kin[n]

en yakın akraba

next to[prep]

kenar

next to nothing[phrase]

hemen hemen hiç

next-day[adj]

ertesi gün,sonraki gün için

next-to-last[adj]

sondan bir önceki

nexus[n]

grup

niacin[n]

niyasin

LanGeek
Uygulamayı İndir