nirvananon
/ 13
nirvananon
nirvana[n]

nirvana,aydınlanma

nit[n]

bit yumurtası

nitid[adj]

parlak,pırıl pırıl

nitpick[v]

küçük hataları bulmak,ayrıntılarda kusur aramak

nitpicking[n]

küçük hataları bulma,aşırı detaycı eleştiri

nitrogen[n]

nitrojen

nitty-gritty[phrase]

işin özü

nitwit[n]

ahmak,aptal

nitwitted[adj]

aptal,ahmak

nixer[n]

yan iş,ek iş

njord[n]

Njord

no[det][adv][n][v]

hiçbir • ...dan/den ...başka • red,hayır • reddetmek,geri çevirmek

no ball[n]

no ball,geçersiz top

no chill[n]

soğukkanlılık eksikliği,sakinlik yokluğu

no contest[phrase]

zayıfın kuvvetliye karşı hiç şansının olmaması

no doubt[adv]

şüphesiz

no end[adv]

sonsuz,derecesiz

no hard feelings[phrase]

darılmaca yok

no holds barred[phrase]

hiçbir kısıtlama olmadan

no host bar[phrase]
no idea[phrase]
no laughing matter[phrase]

şakaya gelmez

no left turn sign[n]

sola dönüş yasak işareti,sola dönülmez levhası

no longer[adv]

artık,daha fazla değil

no matter[adv]

-e rağmen

no more[adv][n][adj]

artık,daha fazla değil • daha fazlası değil,sadece bu kadar • daha fazla yok,artık yok

no more than the man in the moon[phrase]
no one[pron]

hiç kimse

no pain no gain[phrase]

önce cefa sonra sefa

no parking sign[n]

park yapılmaz levhası,park etmek yasaktır işareti

no pedestrians crossing[n]

yaya geçidi yok levhası,yayaların geçmesinin yasak olduğunu belirten işaret

no right turn sign[n]

sağa dönüş yasak işareti,sağa dönülmez levhası

no shot[phrase]
no side[n]

tarafsız,berabere

no skin off back[phrase]

ona bir zararı yok

no skin off nose[phrase]
no time to lose[phrase]

kaybedecek zaman yok

no turns sign[n]

dönüş yasak işareti,dönüş yapılmaz levhası

no two ways about it[phrase]

başka yolu yok

no u-turn sign[n]

U dönüşü yasak levhası,geri dönüş yasak işareti

no way[phrase]

asla olmaz

no-bake cookie[n]

pişirme gerektirmeyen kurabiye

no-brainer[n]

belirli ve açık şeyler

no-fly zone[n]
no-go[adj]

çalışmayan,uygun olmayan

no-go area[n]

yetkili olmayanların girmelerinin yasak olduğu alan

no-hoper[n]

ümitsiz vaka (kişi)

no-man's land[n]

sahipsiz arazi,tarafsız bölge

no-no[n]

yasak,tabu

no-skip[n]

atlanılmayan albüm,tüm şarkıları dinlenebilir albüm

no-trump[n]

koz takımı olmadan oynanan el

nobble[v]

etkisiz hale getirmek,uyuşturmak

nobel[adj]

asil,görkemli

nobel prize[n]

Nobel Ödülü,Nobel mükafatı

nobility[n]

asâlet,yüce gönüllülük

noble[adj][n]

asilzade • soylu

noble gas[n]

soy gaz,asal gaz

nobleman[n]

asilzade, aristokrat

nobly[adv]

soylu bir şekilde

nobody[pron][n]

hiç kimse • hiç kimse,sıradan biri

nocturnal[adj]

gece olan

nocturnal animal[n]
nocturnally[adv]

geceleyin, gece vakti

nocturne[n]

duygulu melodi

nod[v][n]

başı ile onaylamak • baş sallama,onay işareti

nod off[v]

kestirmek,şekerleme yapmak

nodding[adj]

eğik,sarkık

noel[n]

Noel

noggin[n]

kafa,kelle

noh[n]

noh dansı

noir fiction[n]

kara film edebiyatı

noise[n][v]

gürültü • gürültü çıkarmak, ses çıkarmak

noise music[n]

Gürültü müziği

noise pollution[n]

ses kirliliği

noise rock[n]

noise rock

noiseless[adj]

gürültüsüz

noisemaker[n]

merasimlerde gürültü çıkaran zil, borazan ve benzeri şey

noisily[adv]

gürültülü biçimde

noisome[adj]

pis kokulu

noisy[adj]

gürültülü

nollie[n]

bir nollie,kaykaycının ön ayağını kullanarak tahtanın burnuna basıp arka tekerlekleri yerden kaldırdığı bir kaykay numarası

nollywood[n]

Nijerya film endüstrisi

nom[n]

lezzetler,tatlılar

nom de plume[n]

takma ad

nomad[n]

göçebe

nomad tent[n]

göçebe çadırı

nomadic[adj]

göçebe

nomadism[n]
nomenclature[n]

adlar dizgisi

nominal[adj][n]

ismen • nominal,isim öbeği

nominal adjective[n]

isim tamlaması sıfatı

nominalization[n]

isim türetme

nominate[v]

aday göstermek

nomination[n]

adaylık

nominative[n][adj]

ismin yalın hali • öznel

nominative case[n]

yalın hal

nominative–absolutive alignment[n]

nominatif-absolutif sıralama

nominative–accusative alignment[n]

nominatif-akuzatif sıralama

nominee[n]

aday

non[n]

sıfır,hiç

LanGeek
Uygulamayı İndir