nerdnever mind
/ 13
nerdnever mind
nerd[n]

inek,geek

nerdvana[n]

inekler için nihai zevk durumu veya yeri,inekler için cennet

nerdy[adj]

inek,çok bilmiş

nerf[n][v]

güç azaltma • zayıflatmak,nerflemek

nerf herder[n]

kaba,beceriksiz

nerikomi[n]

nerikomi tekniği

nerve[n][v]

sinir • hazırlanmak,cesaret toplamak

nerve agent[n]

sinir etmeni

nerve cell[n]

sinir hücresi

nerve gas[n]

sinir gazı

nerve-racking[adj]

sinir bozucu,stresli

nerve-wracking[adj]

sinir bozucu,stresli

nerveless[adj]

soğukkanlı,sakin

nervelessly[adv]

soğukkanlılıkla,duygusuzca

nerves[n]

sinirler,gerginlik

nerves of steel[phrase]

çelik gibi sinirler

nervily[adv]

cüretkar bir şekilde,arsızca

nervous[adj]

kaygılı

nervous breakdown[n]

sinirsel yıkım

nervous system[n]

sinir sistemi

nervous wreck[n]

sinir küpü

nervously[adv]

gergin biçimde

nervousness[n]

tedirginlik

nervus[n]

sinir,sinir demeti

nervy[adj]

cesur,gözüpek

nescient[adj]

agnostik,bilgisiz

nesh[adj]

üşengeç,soğuğa duyarlı

nest[n][v]

yuva • yuva yapmak

nest box[n]

yuva kutusu,kuş yuvası

nest egg[n]

yapay yumurta,tavuk yumurtlama tuzağı

nest of tables[n]

zigon sehpa

nestle[v][n]

yerleşmek • sevgi dolu bir kucaklama,uzun süren bir sarılma

nestling[n]

civ civ

net[n][adj][v]

ağ,file • net • net kazanmak,net getirmek

net asset value[n]

net varlık değeri

net curtain[n]

tül perde

net profit[n]

net kâr,safî kâr

net shot[n]

file vuruşu,hafif vuruş

net surfer[n]

aktif internet kullanıcısı

netball[n]

netbol,fileli top oyunu

netflix and chill[phrase]
nether[adj]

alt,aşağı

nether region[n]

aşağı bölge,cehennem

netherlands[n]

Hollanda

netiquette[n]

internet görgü kuralları

netizen[n]

internet vatandaşı

netmail[v]

elektronik olarak iletişim kurmak,e-posta alışverişi yapmak

netted melon[n]

ince kabuklu ve tatlı, yeşil renkli meyvesi olan bir misk kavunu

nettle[n][v]

ısırgan otu • öfkelendirmek

nettle rash[n]

kurdeşen

nettled[adj]

kızgın,sinirli

nettlesome[adj]

rahatsız edici

network[n][v]

ağ • arkadaş bulmak

networked book[n]

ağ bağlantılı kitap

networking[n]

ağ kurma,iletişim ağı oluşturma

networking event[n]

ağ oluşturma etkinliği

neural[adj]

sinirsel

neural network[n]

sinir ağı

neuralgia[n]

nevralji

neuroanatomy[n]

nöroanatomi,sinir sistemi anatomisi

neurobiology[n]
neuroendocrinology[n]

nöroendokrinoloji

neurofibromatosis[n]

nörofibromatozis

neurogenesis[n]

nörojenez,nöron üretimi

neuroimaging[n]

nörogörüntüleme,beyin görüntüleme

neurolinguistics[n]

sinirdilbilim

neurological[adj]

nörolojik

neurologically[adv]

nörolojik olarak,sinir sistemiyle ilgili bir şekilde

neurologist[n]

nörolog

neurology[n]

nöroloji

neuron[n]

sinir hücresi

neuronal[adj]

nöronal, sinir hücresine ait

neuropathology[n]

nöropatoloji

neurophysiology[n]

nörofizyoloji

neuropsychiatry[n]

nöropsikiyatri

neuroscience[n]

nörobilim

neuroscientist[n]

nörobilimci,sinirbilim uzmanı

neurosis[n]

nevroz

neurosurgeon[n]

beyin cerrahı

neurosurgery[n]

beyin cerrahisi

neurotic[adj][n]

sinir hastalığı ile ilgili • nevrotik,nevrozlu

neurotransmitter[n]

nörotransmiter

neuter[n][v][adj]

nötr • kısırlaştırmak • nötr,nötr cinsiyetli

neutral[adj][n]

tarafsız • tarafsız,tarafsız taraf

neutral clef[n]

nötr anahtarı

neutral wire[n]

nötr tel

neutral zone[n]

nötr bölge,orta bölge

neutral-colored[adj]

nötr renkli

neutralisation[n]

etkisizleştirme

neutrality[n]

tarafsızlık,yansızlık

neutralization[n]

nötralizasyon

neutralize[v]

tarafsızlaştırmak,tarafsız ilan etmek

neutrino[n]

nötrino,nötrino parçacığı

neutron[n]

nötron,yüksüz parçacık

neutron star[n]

nötron yıldızı,nötronik yıldız

neutrophil[n]

nötrofil

nevada[n]

Nevada,Nevada eyaleti

never[adv]

hiçbir zaman

never again[adv]

bir daha asla,asla tekrar

never mind[phrase]
LanGeek
Uygulamayı İndir