Ara
heurter
01
çarpmak, vurmak
entrer en contact violent ou soudain avec quelque chose
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
heurte
1. çoğul kişi
heurtons
gelecek zamanda 1. kişi
heurterai
şimdiki zaman ortacı
heurtant
geçmiş zaman ortacı
heurté
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
heurtions
Örnekler
Attention à ne pas heurter les étagères en tournant.
Dönerken raflara çarpmamaya dikkat edin.
02
gücendirmek, incitmek
blesser ou offenser les sentiments de quelqu'un
Örnekler
Son attitude brutale heurte nos principes.
Onun acımasız tavrı, ilkelerimizi incitiyor.
03
karşılaşmak, çatışmak
faire face à une difficulté ou une opposition
Örnekler
Elle s' est heurtée à l' incompréhension de ses collègues.
O, meslektaşlarının anlayışsızlığına çarptı.



























