Ara
L'amour
[gender: masculine]
01
sevgili, düşkünlük
passion ou attachement pour quelque chose ou quelqu'un, sans connotation romantique
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
amours
Örnekler
L' amour de la nature le pousse à voyager.
Doğaya olan aşkı onu seyahat etmeye iter.
02
aşk, sevgi
attirance ou désir romantique pour quelqu'un
Örnekler
Leur amour a survécu aux difficultés.
Aşkları zorluklara dayandı.
03
sevgili, aşık
personne pour laquelle on ressent de l'affection ou de l'amour romantique
Örnekler
Mon amour, viens ici !
Aşkım, buraya gel!
04
aşk, sevgi
sentiment intense d'affection et d'attachement envers quelqu'un
Örnekler
Ils ont célébré leur amour par un mariage.
Onlar aşklarını bir düğünle kutladılar.
05
çiftleşme, eşleşme
action de se reproduire ou de s'accoupler chez les animaux
Örnekler
Les chercheurs observent l' amour des oiseaux pour comprendre leur reproduction.
Araştırmacılar, üremelerini anlamak için kuşların çiftleşmesini gözlemler.



























