Ara
encoger
[past form: encogí][present form: encojo]
01
küçültmek, çekmek
hacer que algo se vuelva más pequeño, especialmente por lavado o calor
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzensiz
1. tekil kişi
encojo
3. tekil kişi
encoge
şimdiki zaman ortacı
encogiendo
basit geçmiş zaman
encogí
geçmiş zaman ortacı
encogido
Örnekler
La tela puede encoger si no se lava correctamente.
Kumaş doğru yıkanmazsa büzüşebilir.
02
kambur durmak, kamburlaşmak
doblar o encoger el cuerpo, especialmente los hombros o la espalda
Örnekler
Se encogió mientras caminaba por el pasillo oscuro.
Karanlık koridorda yürürken büzüştü.
03
büzülmek, korkudan sinmek
hacer un movimiento de recogerse o disminuirse por miedo, frío o inseguridad
Örnekler
Los niños se encogieron al entrar en la habitación oscura.
Çocuklar karanlık odaya girerken büzüştüler.



























