salir
sa
sa
sa
lir
ˈliɾ
lir
salar

"salir"kelimesinin İspanyolca tanımı ve anlamı

salir
01

çıkmak, ayrılmak

ir fuera de un lugar o abandonar un sitio 
salir definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzensiz
1. tekil kişi
salgo
3. tekil kişi
sale
şimdiki zaman ortacı
saliendo
basit geçmiş zaman
salí
geçmiş zaman ortacı
salido
Örnekler
Ella siempre sale temprano del trabajo. 

O her zaman işten erken çıkar.

02

çıkmak

salir de un lugar o camino, a veces cambiando de dirección o desviándose 
salir definition and meaning
Örnekler
El coche se salió de la carretera por la lluvia. 

Araba yağmur yüzünden yoldan çıktı.

03

ayrılmak

irse o alejarse de un lugar hacia otro 
salir definition and meaning
Örnekler
El tren sale a las ocho. 

Tren sekizde kalkar.

04

doğmak, çıkmak

dicho del sol o la luna, aparecer en el horizonte al comenzar el día o la noche 
salir definition and meaning
Örnekler
El sol sale cada mañana por el este. 

Güneş her sabah doğudan doğar.

05

çıkmak

tener una relación amorosa con alguien 
Örnekler
Ella sale con su compañero de trabajo. 

O, iş arkadaşıyla çıkıyor.

06

ayrılmak

apartarse o alejarse de un lugar o grupo, a menudo de manera inesperada o voluntaria 
Örnekler
Me salí de la reunión antes de que terminara. 

Toplantı bitmeden önce çıktım.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store