salir
Pronunciation
/salˈiɾ/

"salir"kelimesinin İspanyolca tanımı ve anlamı

salir
01

çıkmak, ayrılmak

ir fuera de un lugar o abandonar un sitio
salir definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzensiz
1. tekil kişi
salgo
3. tekil kişi
sale
şimdiki zaman ortacı
saliendo
basit geçmiş zaman
salí
geçmiş zaman ortacı
salido
Örnekler
¿ A qué hora sales de la oficina?
Ofisten saat kaçta çıkıyorsunuz ?
02

çıkmak

salir de un lugar o camino, a veces cambiando de dirección o desviándose
salir definition and meaning
Örnekler
Se salió del camino para evitar el tráfico.
Trafikten kaçınmak için yoldan çıktı.
03

ayrılmak

irse o alejarse de un lugar hacia otro
salir definition and meaning
Örnekler
¿ A qué hora sale el autobús?
Otobüs saat kaçta kalkar?
04

doğmak, çıkmak

dicho del sol o la luna, aparecer en el horizonte al comenzar el día o la noche
salir definition and meaning
Örnekler
El sol sale detrás de las montañas.
Güneş dağların arkasından doğar.
05

çıkmak

tener una relación amorosa con alguien
Örnekler
Salen juntos desde la universidad.
Üniversiteden beri çıkmak.
06

ayrılmak

apartarse o alejarse de un lugar o grupo, a menudo de manera inesperada o voluntaria
Örnekler
Se salieron de la clase sin permiso.
İzinsiz olarak sınıftan çıktılar.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store