fiery
fie
ˈfaɪɜ
fayı
ry
ri
ri
British pronunciation
/fˈa‍ɪ‍əɹi/

"fiery"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

fiery
01

tupturuncu

having an intense shade of orange or red, like the colors of fire or molten lava
fiery definition and meaning
example
Örnekler
She painted her nails in a bold fiery shade.
Tırnaklarını cesur bir ateşli tonla boyadı.
02

ateşli, yanan

burning with strong, bright flames or made up of fire
example
Örnekler
A fiery torch lit the dark corridor, casting flickering shadows on the walls.
Karanlık koridoru aydınlatan alevli bir meşale, duvarlara titrek gölgeler düşürdü.
03

ateşli, tutkulu

characterized by intensity, passion, or strong emotion
example
Örnekler
Even in the face of challenges, Sarah tackled each obstacle with a fiery spirit.
Zorluklar karşısında bile, Sarah her engeli ateşli bir ruhla aştı.
04

yanıcı, ateşli

easily ignitable or capable of burning intensely
example
Örnekler
The firefighters worked hard to contain the fiery materials in the warehouse.
İtfaiyeciler, depodaki yanıcı malzemeleri kontrol altına almak için çok çalıştı.
05

ateşli, acılı

having a very hot or spicy flavor, often associated with foods that contain strong spices
example
Örnekler
The fiery hot sauce was too much for some diners, who struggled to handle its heat.
Ateşli baharatlı sos, bazı yemek yiyenler için fazla geldi ve onlar sıcaklığına dayanmakta zorlandı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store