to decree
Pronunciation
/dɪˈkɹi/

"decree"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to decree
01

hüküm vermek

to make an official judgment, decision, or order
Transitive: to decree a decision or order | to decree that
to decree definition and meaning
Örnekler
The board will decree changes in the company's policies to adapt to the evolving market.
Yönetim kurulu, gelişen pazara uyum sağlamak için şirketin politikalarında değişiklikler kararlaştıracak.
02

emretmek, ilan etmek

to announce or issue a formal decision or order
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
decree
3. tekil kişi
decrees
şimdiki zaman ortacı
decreeing
basit geçmiş zaman
decreed
geçmiş zaman ortacı
decreed
Örnekler
As the sun set on the horizon, the parliament decreed, ushering in a new era of governance.
Güneş ufukta batarken, parlamento yeni bir yönetim çağını başlatarak kararname çıkardı.
Decree
01

kararname

an official authoritative decision or judgment, especially one made by a government or the ruler of a country
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
decrees
Örnekler
The judge 's decree settled the long-standing legal dispute.
Yargıcın kararı, uzun süredir devam eden hukuki anlaşmazlığı çözdü.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store