cycle
cy
ˈsaɪ
sai
cle
kəl
kēl
icklemichael

"cycle"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Cycle
01

döngü

(biology) a series of transformations and events that happen in an animal or plant's lifetime 
cycle definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
cycles
Örnekler
The water cycle describes how water moves through the environment in different forms. 

Su döngüsü, suyun çevrede farklı şekillerde nasıl hareket ettiğini açıklar.

02

bisiklet

a vehicle with two wheels designed for propulsion by foot pedals like a bicycle or tricycle 
Örnekler
He rode his cycle to work every day to save money on gas. 

Her gün işe gitmek için bisikletini sürerdi, böylece benzin parasından tasarruf ederdi.

03

döngü, periyot

a regularly repeating sequence or period of events 
Örnekler
Day and night form a daily cycle. 

Gündüz ve gece günlük bir döngü oluşturur.

04

döngü, seri

a series of literary or musical works connected by a common theme 
Örnekler
The poet published a cycle of sonnets about love. 

Şair, aşk hakkında bir dizi sone yayımladı.

05

döngü, tur

a single full execution of a recurring process 
Örnekler
A brewing cycle produces one batch of beer. 

Bir demleme döngüsü bir parti bira üretir.

06

çevrim, hertz

the unit used to measure frequency of a repeating event 
Örnekler
The alternating current has a frequency of 60 cycles per second. 

Alternatif akımın frekansı saniyede 60 çevrimdir.

to cycle
01

bisiklet sürmek

to ride or travel on a bicycle or motorbike 
Intransitive: to cycle | to cycle somewhere
to cycle definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
cycle
3. tekil kişi
cycles
şimdiki zaman ortacı
cycling
basit geçmiş zaman
cycled
geçmiş zaman ortacı
cycled
Örnekler
She cycles to work every day, enjoying the fresh air and exercise. 

O, her gün işe bisiklet sürerek gidiyor, temiz havanın ve egzersizin tadını çıkarıyor.

02

döngüden geçmek, bir döngüyü tamamlamak

to go through a complete series of events or stages in a cyclical or repetitive manner 
Intransitive: to cycle through a process
Örnekler
The economy cycles through periods of growth, stagnation, and recession as part of its natural fluctuation. 

Ekonomi, doğal dalgalanmasının bir parçası olarak büyüme, durgunluk ve durgunluk dönemlerinden döngü yapar.

03

döndürmek, dolaştırmak

to cause or facilitate the movement or progression of something through a recurring sequence 
Transitive: to cycle sb/sth through a sequence or progression
Örnekler
The manager cycles the team members through different roles and responsibilities 

Yönetici, ekip üyelerini farklı roller ve sorumluluklar arasında döndürür.

04

döngü yapmak, dönmek

to move or progress in a pattern or sequence of events that repeats itself regularly 
Intransitive
Örnekler
The seasons cycle throughout the year, transitioning from spring to winter. 

Mevsimler yıl boyunca döngü yapar, ilkbahardan kışa geçiş yapar.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store