parade
pa
rade
ˈreɪd
reyd
British pronunciation
/pəɹˈe‍ɪd/

"parade"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Parade
01

geçit töreni

a public event where people or vehicles orderly move forward, particularly to celebrate a holiday or special day
Wiki
parade definition and meaning
example
Örnekler
The parade featured vintage cars and performers in elaborate costumes.
Geçit töreni, vintage arabalar ve özenle hazırlanmış kostümlerle performans sergileyen sanatçılar içeriyordu.
02

geçit töreni

a military event where military units, personnel, and equipment are displayed or marched in formation to display power or be inspected
Wiki
example
Örnekler
The military parade featured precision drills and impressive displays of weaponry.
Askeri geçit töreni, hassas tatbikatlar ve etkileyici silah sergileri içeriyordu.
03

geçit, alay

a long and often showy sequence of people or things
example
Örnekler
The company 's new product line was introduced with a parade of advertisements.
Şirketin yeni ürün serisi, bir geçit reklamlarla tanıtıldı.
04

geçit töreni, gösteri

a public display meant to be seen and admired
example
Örnekler
His collection of luxury cars was nothing but a parade of wealth.
Lüks araba koleksiyonu, zenginliğin sadece bir gösterisiydi.
to parade
01

gösteriş yaparak yürümek, kasılarak yürümek

to walk ostentatiously or confidently
example
Örnekler
The politician paraded through the crowd, shaking hands and connecting with voters.
Politikçi, kalabalık arasında geçit yaparak el sıkıştı ve seçmenlerle bağ kurdu.
02

geçit yapmak, gösteri yürüyüşü yapmak

to walk or march through a public place in a formal procession or in a showy manner
example
Örnekler
They paraded with banners and signs to raise awareness for their cause.
Onlar, davalarına dikkat çekmek için pankartlar ve işaretlerle geçit yaptılar.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store