available
a
ə
ē
vai
ˈveɪ
vei
lable
ləbl
lēbl
unsalableunscalablescalablebailable

"available"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

available
01

elde hazır bulunan, mevcut

ready for being used or acquired 
available definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most available
karşılaştırma derecesi
more available
derecelendirilebilir
Örnekler
Is there a table available for dinner reservations tonight? 

Bu akşam için rezervasyon yapılabilecek bir masa mevcut mu?

1.1

boşta

(of a person) free to be seen or talked to 
available definition and meaning
Örnekler
I tried calling my friend, but she wasn't available to take my call. 

Arkadaşımı aramayı denedim, ama telefonuma cevap vermek için müsait değildi.

02

müsait, serbest

(of a person) not currently in a romantic relationship or otherwise committed to someone else 
available definition and meaning
Örnekler
She asked if he was available before considering asking him out. 

Ona, onu dışarı çıkmaya davet etmeyi düşünmeden önce müsait olup olmadığını sordu.

03

mevcut, uygun

convenient or suitable for use, allocation, or disposal 
Örnekler
Funds are available for new projects. 

Yeni projeler için fonlar mevcuttur.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store