Ara
old
Örnekler
The old man sat on the park bench, enjoying the sunshine.
Yaşlı adam park bankında oturuyor, güneşin tadını çıkarıyordu.
02
eski
(of a thing) having been used or existing for a long period of time
Örnekler
The old painting depicted a picturesque landscape from a bygone era.
Eski tablo, geçmiş bir dönemden pitoresk bir manzarayı tasvir ediyordu.
2.1
eski, yıpranmış
worn, aged, or deteriorated due to prolonged use or the passage of time
Örnekler
The old books on the shelf had yellowed pages and worn covers.
Raftaki eski kitapların sayfaları sararmış ve kapakları yıpranmıştı.
Örnekler
The building is a hundred years old and has been recently renovated.
Bina yüz yaşında ve yakın zamanda yenilenmiştir.
04
eski, tanıdık
well-known or familiar because they have been experienced or encountered many times before
Örnekler
I ’m tired of hearing that stupid old story.
O aptal eski hikayeyi duymaktan bıktım.
4.1
eski, yaşlı
referring to someone one has known or had a relationship with for a significant amount of time
Örnekler
Despite their differences, he could n’t help but respect his old adversary.
Farklılıklarına rağmen, eski rakibine saygı duymaktan kendini alamadı.
05
eski dost, sevgili eski
expressing fondness, familiarity, or affection toward someone or something
Örnekler
Dear old Charlie always knows how to make me laugh.
Sevgili eski Charlie her zaman beni güldürmeyi bilir.
Örnekler
His old students still keep in touch with him even though he retired years ago.
Yıllar önce emekli olmasına rağmen eski öğrencileri hâlâ onunla iletişim halinde.
Örnekler
My old apartment was smaller, but it had a cozy charm.
Benim eski dairem daha küçüktü, ama rahat bir çekiciliği vardı.
Örnekler
The epic poem was written in Old Norse, the language of the Vikings.
Destansı şiir, Vikinglerin dili olan Eski Norsça ile yazılmıştır.
09
eski, deneyimli
having extensive knowledge, practice, or skill in a particular field or activity
Örnekler
She ’s an old professor, well-versed in the intricacies of ancient history.
O, antik tarihin karmaşıklıklarında uzmanlaşmış deneyimli bir profesördür.
Leksikal Ağaç
oldish
oldness
old



























