Ara
massive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most massive
karşılaştırma derecesi
more massive
derecelendirilebilir
Örnekler
The museum displayed a massive dinosaur skeleton.
Müze, devasa bir dinozor iskeleti sergiledi.
02
yekpare, monolitik
composed entirely of one material or substance, without any mixture or layers
Örnekler
The statue was carved from a massive block of marble.
Heykel, büyük bir mermer bloktan oyulmuştur.
03
devasa, muazzam
exceptionally large or extensive in scope, degree, or impact
Örnekler
The company’s restructuring plan had a massive effect on its global operations.
Şirketin yeniden yapılanma planının küresel operasyonları üzerinde büyük bir etkisi oldu.
04
muazzam, etkileyici
extremely good or impressive in quality, degree, or scope
Örnekler
The concert last night was absolutely massive.
Dün geceki konser kesinlikle muazzamdı.
Leksikal Ağaç
massively
massiveness
massive
mass



























