to liquidate
liq
ˈlɪk
lik
ui
vi
date
deɪt
deit

"liquidate"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to liquidate
01

tasfiye etmek, ortadan kaldırmak

to eliminate someone, often perceived as a threat, by causing their death 
Transitive: to liquidate sb
to liquidate definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
liquidate
3. tekil kişi
liquidates
şimdiki zaman ortacı
liquidating
basit geçmiş zaman
liquidated
geçmiş zaman ortacı
liquidated
Örnekler
The mob boss ordered his henchmen to liquidate the rival gang members. 

Mafya patronu, adamlarına rakip çete üyelerini tasfiye etmelerini emretti.

02

tasfiye etmek, likidite etmek

to settle financial matters of a business by determining its liabilities and distributing its assets to cover them 
Transitive: to liquidate a business
to liquidate definition and meaning
Örnekler
The board of directors decided to liquidate the business after realizing it was no longer profitable. 

Yönetim kurulu, artık kârlı olmadığını fark ettikten sonra işi tasfiye etmeye karar verdi.

03

ödeyip kapatmak (borcu)

to clear one's debt 
Transitive: to liquidate a debt
Örnekler
They were required to liquidate the debt within 15 days of the date due. 

Vadesinden itibaren 15 gün içinde borcu tasfiye etmeleri gerekiyordu.

04

tasfiye etmek, satmak

to sell property or investments in order to generate cash 
Transitive: to liquidate a property or asset
Örnekler
The company decided to liquidate its real estate holdings to cover the outstanding debts. 

Şirket, ödenmemiş borçları karşılamak için gayrimenkul varlıklarını tasfiye etmeye karar verdi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store