verbal nounvial
verbal nounvial
verbal noun[n]

isim fiil

verbalize[v]

ifade etmek,söze dökmek

verbally[adv]

fiilen

verbatim[adv][adj]

kelimesi kelimesine aynı • kelimesi kelimesine,harfi harfine

verbatim theater[n]

kelimesi kelimesine tiyatro

verbiage[n]

laf kalabalığı,aşırı sözcük kullanımı

verbless poetry[n]

fiilsiz şiir

verbose[adj]

gereksiz sözlerle dolu

verbosely[adv]

aşırı detaylı bir şekilde,fazla sözle

verbosity[n]

laf kalabalığı

verboten[adj]

yasak,men edilmiş

verdaille[n]

verdaille tekniği

verdant[adj]

yemyeşil

verdict[n]

hüküm

verdigris[n][v][adj]

yeşil pas,bakır patinası • yeşillenmek,yeşil patina almak • bakır yeşili

verdin[n]

sarı kafalı, gri renkli küçük bir baştankara

verdure[n]

yeşillik

verge[n][v]

kenar,sınır • yaklaşmak

veridical[adj]

gerçek,doğru

verifiable[adj]

doğrulanabilir,kanıtlanabilir

verification[n]

doğrulama

verify[v]

doğrulamak

verisimilitude[n]

gerçeğe benzeme

verismo[n]

doğalcılık tarzı

veritable[adj]

hakiki

verity[n]

hakikat

vermicelli[n]

tel şehriye

vermilion[adj]

parlak kırmızı

vermin[n]

haşarat

vermouth[n]

vermut

vernacular[n][adj]

yerel dil • anadile ait

vernal[adj]

dinç

vers[n]

vers,çok yönlü kişi

versatile[adj]

çok yönlü, becerikli

versatility[n]

çok yönlülük

verse[n][v]

şiir • aşina olmak,öğrenmek

versed[n][adj]

rahatsız edici tıbbi prosedürler sırasında sedasyon ve ağrıyı azaltmak için yararlı enjekte edilebilir bir benzodiazepin formu (ticari adı Versed),Versed, rahatsız edici tıbbi işlemler sırasında sedasyon ve ağrıyı azaltmak için kullanılan enjekte edilebilir bir benzodiazepin • bilgili,deneyimli

version[n]

versiyon

verso[n]

ters,yazı tarafı

versus[prep]

(-e/-a) karşı

vert skating[n]

dikey kaykay,vert kaykay

vertebra[n]

omur

vertebral[adj]

omurga kemikleri ile ilgili

vertebral artery[n]

vertebral arter

vertebral column[n]

omurga,bel kemiği

vertebrate[n][adj]

omurgalı hayvan • omurgalı,belkemiği olan

vertex[n]

kafatasının üstü

vertical[adj][n]

dikey • dikey,dikey eleman

vertical angle[n]

dikey açı,karşıt açı

vertical flute[n]

dikey flüt,blok flüt

vertical skateboarding[n]

dikey kaykay,rampada kaykay

vertically[adv]

dikine bir şekilde

vertically challenged[n]

kısa boylu

vertiginous[adj]

başı dönen

vertigo[n]

baş dönmesi

verve[n]

coşku,enerji

vervet monkey[n]

vervet maymunu

very[adv][adj]

çok • aynı

very important person[n]

VIP kişi

very much[adv]

pek

very well[adv]

çok iyi,oldukça iyi

vesica[n]

kesecik,zar torba

vesication[n]

vezikasyon,kabarcık oluşumu

vesicle[n]

vezikül,koful

vesiculation[n]

vezikülasyon,kabarcık oluşumu

vessel[n]

gemi

vest[n][v]

yelek • yetki vermek,donatmak

vest in[phrase]
vest-pocket[adj]

cep cebi,yelek cebine sığacak kadar küçük

vested interest[n]

kişisel çıkar

vestibular duct[n]

vestibüler kanal

vestibular fold[n]

yalancı vokal kordlar

vestibule[n]

vücut boşluğu

vestibulocochlear nerve[n]

vestibülokoklear sinir

vestige[n]

iz

vestigial[adj]

körelmiş

vestment[n]

cüppe

vet[n][v]

gazi,eski asker • muayene etmek,tedavi etmek

veteran[n][adj]

emekli asker • deneyimli,usta

veterinarian[n]

veteriner

veterinary[adj][n]

veteriner,veterinerlik ile ilgili • veteriner,veteriner hekim

veterinary medicine[n]

veterinerlik

veterinary surgeon[n]
veto[n][v]

bir karara karşı olma oyu • veto etmek,reddetmek

vex[v]

eziyet etmek

vexation[n]

sinirlenme

vexatious[adj]

can sıkıcı

vexed[adj]

zor,tartışmalı

vexer[n]

sinir bozucu kişi,rahatsız edici

vexing[adj]

sinir bozucu,rahatsız edici

vga cable[n]

Video Grafik Dizisi

vhf[n]

çok yüksek frekans

vhs[n]

Ev Sineması Sistemi

vi[n][adj]

altı,altı rakamı • altı

via[prep]

üzerinden

viability[n]

yaşayabilirlik

viable[adj]

uygulanabilir

viaduct[n]

vadi köprüsü

viagra[n]

sildenafil

vial[n]

küçük şişe

LanGeek
Uygulamayı İndir