vegetalverbal irony
vegetalverbal irony
vegetal[adj]

bitkisel

vegetarian[n][adj]

vejetaryen • vejetaryen

vegetarianism[n]

vejetaryenlik

vegetate[v]

pasif bir şekilde dinlenmek, ot gibi yaşamak

vegetation[n]

bitki örtüsü

vegetative[adj]

bitkisel

veggie[n]

sebze

veggie burger[n]

etsiz hamburger

vehemence[n]

hararet

vehement[adj]

coşkulu

vehemently[adv]

şiddetle,hararetle

vehicle[n]

araç

vehicle for hire[n]

kiralık araç,kiralık otomobil

veil[v][n]

peçe ile örtmek • peçe

veiled[adj]

örtülü,gizli

vein[n][v]

damar • damarlamak,çizgilemek

velar[n][adj]

artdamaksıl ünsüz • damsak,damak perdesi ile ilgili

velcro[n][v]

cırt cırt • cırt cırt ile yapıştırmak

velcro cat[n]

Velcro kedi,Yapışkan kedi

velcro dog[n]

Velcro köpek,Yapışkan köpek

vellicate[v]

gıdıklamak,tahriş etmek

vellum[n]

parşömen

vellus hair[n]

kısa ince renksiz kıllar

velobind[n]

VeloBind ciltleme

velocipede[n]

velosipet,eski üç tekerlekli bisiklet

velocity[n]

hız

velodrome[n]

velodrom

velomobile[n]

velomobil,kaportalı yatay bisiklet

velvet[n][adj]

kadife • yumuşak

velvet ant[n]

kadife karıncası

velvet glove[n]

yumuşak görünen sertlik

velvet sumac[n]

kadife sumak,Virginia sumak

velvet-textured[adj]

kadife dokulu,kadife gibi yumuşak

velvety[adj]

kadifemsi

vena[n]

toplardamar,kan damarı

vena cystica[n]

kistik ven,safra kesesi veni

venal[adj]

rüşvet alan

venality[n]

yolsuzluğa açık olma

vend[v]

satmak,işlemek

vendee[n]

alıcı, müşteri

vendeen[n]

Vendéen koyunu

vendetta[n]

kan davası

vendible[adj]

satışı kolay

vending machine[n]

otomat,satış makinesi

vendition[n]

satış

vendor[n]

sokak satıcısı

veneer[n][v]

kaplama,cila • kaplamak,dekoratif bir malzeme ile ince bir tabaka kaplamak

veneer saw[n]

kaplama testeresi

venerable[adj]

saygıdeğer

venerate[v]

hürmet etmek

veneration[n]

saygı,hürmet

venereal[adj]

cinsel ilişki ile ilgili

venereal disease[n]

cinsel yolla bulaşan hastalık

venereology[n]

veneroloji

venetian[n][adj]

Venedikli, Venedik'ten olan • Venedikli

venetian blind[n]

japon perde

venge[v]

intikam almak,öç almak

vengeance[n]

öç alma

vengeful[adj]

intikamcı,kin dolu

venial[adj]

affedilebilir

venice[n]

Venedik,kanallar şehri

venison[n]

geyik eti

venn diagram[n]

venn diyagramı

venom[n]

zehir

venomous[adj]

zehirli

venomously[adv]

zehirli bir şekilde,kinle

venous[adj]

toplardamara ait

venous blood vessel[n]

venöz kan damarı,toplardamar

vent[v][n]

ifade vermek • hava deliği

vent spleen[phrase]

öfkesini boşaltmak

vented brush[n]

havalandırmalı saç fırçası

venter[n]

karın,abdomen

ventilate[v]

havalandırmak,ventile etmek

ventilated[adj]

havalandırılmış,havalı

ventilation[n]

havalandırma, ventilasyon

ventilation mask[n]

havalandırma maskesi

ventilation shaft[n]

havalandırma şaftı,havalandırma bacası

ventilator[n]

vantilatör,hava üfleyici

ventrally[adv]

ventral olarak,ventral yönde

ventricle[n]

kalp karıncığı

ventricular[adj]

ventriküler

ventriloquism[n]

vantrilokluk

ventriloquist[n]

vantrilok

ventriloquist's dummy[n]

vantriloğun gösteride kullandığı ahşap kukla

venture[v][n]

riske girmek • riskli girişim,macera

venturesome[adj]

maceraperest

venturous[adj]

maceraperest,cesur

venue[n]

mahkeme yeri

venule[n]

venül

venus[n]

Venüs

venus's girdle[n]

Venüs'ün kuşağı

veracious[adj]

doğru

veracity[n]

dürüstlük

veranda[n]

veranda

verb[n]

fiil

verb phrase[n]

eylem öbeği

verb stacking[n]

fiil zinciri

verbal[adj]

sözlü

verbal apraxia[n]

sözel apraksi

verbal irony[n]

sözel alaycılık

LanGeek
Uygulamayı İndir