voice boxvulvar disease
/ 8
voice boxvulvar disease
voice box[n]

ses kutusu,gırtlak

voice over[n]

kafa sesi

voice technology[n]

ses teknolojisi,konuşma teknolojisi

voice-controlled[adj]

ses kontrollü,sesle kontrol edilen

voiced[adj]

sesli

voiced sound[n]

ses tellerini titreştirerek çıkan ses

voiceless sound[n]

sessiz harf

voicemail[n]

sesli mesaj

void[adj][n][v]

geçersiz,hükümsüz • boşluk,oyuk • boşaltmak,dışkılamak

voip[n]

VoIP

voip phone[n]

internet telefonu

voiturette[n]

voiturette,küçük araba

vol-au-vent[n]

volovan

volaille[n]

kümes hayvanı eti

volant[adj]

uçan

volary[n]

kuşhane,kuş barınağı

volatile[adj][n]

uçucu • uçucu madde,uçucu bileşik

volcanic[adj]

volkanik

volcanic crater[n]

volkan krateri,yanardağ krateri

volcanic eruption[n]

volkanik patlama

volcanic glass[n]

volkanik cam,obsidyen

volcano[n]

yanardağ

volcanology[n]

volkanoloji,yanardağ bilimi

vole[n]

tarla faresi

volition[n]

irade

volitional[adj]

iradeyle ilgili,bilinçli ve kasıtlı

volitionally[adv]

istemli olarak,kendi iradesiyle

volley[n][v]

yaylım ateşi,seri ateş • hızlıca söylemek,çabucak dile getirmek

volley kick[n]

vole vuruşu,havadan vuruş

volleyball[n]

voleybol

volleyball game[n]

voleybol maçı

volt[n]

volt

volta[n]

volta dansı

voltage[n]

voltaj

voltage gain[n]
voltage tester[n]

kontrol kalemi

volte-face[n]

geri dönüş

voltmeter[n]

voltmetre,gerilim ölçer

voluble[adj]

konuşkan

volume[n]

hacim

voluminous[adj]

hacimli

volumize[v]

hacim vermek

voluntarily[adv]

gönüllü olarak,kendi isteğiyle

voluntary[adj][n]

gönüllü,isteğe bağlı • dinsel törende organistin çaldığı parça

voluntary aided school[n]

gönüllü destekli okul,gönüllü yardımlı okul

voluntary controlled school[n]

gönüllü kontrollü okul,gönüllü yönetimli okul

voluntary manslaughter[n]

kasten adam öldürme,isteyerek adam öldürme

voluntary redundancy[n]

gönüllü işten çıkarma,gönüllü fazlalık

voluntary sector[n]

gönüllü sektör,gönüllülük sektörü

volunteer[v][n][adj]

kendiliğinden söylemek • orduya gönüllü • gönül rızası ile yapılan

volunteer-run[adj]
volunteering[n]

gönüllülük

voluptuous[adj]

şehvetli

volute[n][adj]

volüt,sarmal • sarmal,helisel

voluted[adj]

yumurtalı,döllenmiş

volvulus[n]

volvulus,bağırsak dönmesi

vomit[v][n]

kusmak • kusma

vomit up[v]

kusmak,çıkarmak

von willebrand disease[n]

von Willebrant hastalığı

vonce[n]

aşağılık,değersiz

voodoo[n][v]

bir muska,bir tılsım • büyülemek,büyü yapmak

voodoo doll[n]

Voodoo bebeği

voracious[adj]

obur

voraciously[adv]

oburca, açgözlülükle

vortex[n]

girdap

vorticism[n]

vortisizm

votary[n]

yeminle kutsanmış

vote[n][v]

oy • oy vermek

vote with feet[phrase]
vote with pocketbook[phrase]

almayarak tepki göstermek

voter[n]

seçmen,oy veren

voting[n]

seçimler

voting age[n]

oy kullanma yaşı

voting booth[n]

oy verme kabini,seçim kabini

voting machine[n]

oy makinesi,oy kullanma cihazı

votive[adj]

adaklık

votive candle[n]

adak mumu,votif mum

vouch for[v]

kefil olmak,garanti etmek

voucher[n]

kupon

vouchsafe[v]

tenezzül etmek

voussoir[n]

kemer taşı

vow[v][n]

yemin etmek • ant

vowel[n]

sesli harf

vowel harmony[n]

ünlü uyumu

vowel reduction[n]

ünlü düşmesi

vox[n]

ses,vokal ses

voyage[n][v]

deniz yolculuğu • deniz veya uzay yolculuğu yapmak

voyager[n]

seyyah

vr camera[n]

sanal gerçeklik kamerası

vrddhi[n]

uzama

vsco girl[n]

bir VSCO kızı,VSCO tarzına uyan bir kız

vulgar[adj]

kaba,adi

vulgaris[n]

kaba kişi,sıradan insan

vulgarity[n]

edepsizlik

vulnerability[n]

kırılganlık,hassasiyet

vulnerable[adj]

yaralanabilir

vulpes velox[n]

Kuzey Amerika'nın batı ovalarının küçük gri tilkisi,vulpes velox

vulture[n]

akbaba

vulva[n]

vulva

vulvar disease[n]

vulvar hastalık,vulvar rahatsızlık

LanGeek
Uygulamayı İndir