vignettingvise
vignettingvise
vignetting[n]

parlaklık azaltma

vigor[n]

güç,enerji

vigorous[adj]

enerjik

vigorously[adv]

şiddetle, enerjik bir şekilde

vii[n][adj]

yedi,yedi rakamı • yedi,yedinci

viii[n][adj]

sekiz,sekiz sayısı • sekiz,sekizinci

viking[n]

viking

vile[adj]

kepaze

vilification[n]

iftira

vilify[v]

aleyhinde konuşmak

villa[n]

villa

village[n]

kasaba

villager[n]

köylü,köy sakini

villain[n]

kötü adam

villainous[adj]

alçak

villainy[n]

kötülük,alçaklık

villus[n]

vilüs

vim and vigor[phrase]

coşku

vim and vigour[phrase]

coşku

vinaigrette[n]

vinegret

vincible[adj]

mağlup edilebilir

vindaloo[n]

vindaloo

vindicate[v]

haklı çıkarmak

vindicatory[adj]

haklı

vindictive[adj]

kin güden

vine[n]

üzüm asması

vine sucker[n]

sülük,asalak

vinegar[n]

sirke

vinegar tree[n]

sirke ağacı,Virginia sumak

vinegary[adj]

sirkeli,ekşi

vinery[n]

üzüm serası

vineyard[n]

üzüm bağı

vinnie[n]

bir serseri,bir holigan

vino[n]

şarap

vintage[n][adj]

şarap yılı,eski şarap • örnek gösterilen

vintage year[n]

başarılı bir yıl

vinyl[n]

vinil,vinil radikali

vinyl eraser[n]

vinil silgi,vinil temizleme lastiği

vinyl paint[n]

vinil boya

viol[n]

viola da gamba

viola[n]

viyola

violate[v]

ihlal etmek

violation[n]

ihlal etme

violator[n]

tecâvüzcü

violence[n]

şiddet

violent[adj]

şiddet içeren

violently[adv]

vahşi bir şekilde

violet[n][adj]

menekşe,mor • mor

violet-black[adj]

morumsu siyah

violet-blue[adj]

çivit mavisi

violet-pink[adj]

leylak pembesi,lavanta pembesi

violin[n]

keman

violinist[n]

kemancı

violoncello[n]

viyolonsel

viper[n]

koca engerek

viper's grass[n]

engerek otu,siyah yemlik

virago[n]

şirret kadın

viral[adj]

viral

viral marketing[n]

viral pazarlama

virama[n]

virama sembolü

virgin[n][adj]

bakire,hiç cinsel ilişkisi olmamış kişi • bakir,yeni

virgin forest[n]

bakir orman,el değmemiş orman

virgin mary[n]

Bakire Meryem,Kutsal Bakire

virginia[n]

Virginia

virginia reel[n]

virginia reel dansı

virginian sumac[n]

Virginian sumak,Virginia sumakı

virgule[n]

bir eğik çizgi,bir bölü çizgisi

viridian[adj]

krom yeşili

viridity[n]

yeşillik,tazelik

virile[adj]

erkeksi

virion[n]

virion,tam bir viral parçacık

virology[n]

virüs bilimi

virtu[n]

virtu (özellikle güzel antikalar olmak üzere toplu sanat eserleri)

virtual[adj]

sanal

virtual camera[n]

sanal kamera

virtual private network[n]

sanal özel ağ

virtual reality[n]

sanal gerçek

virtually[adv]

hemen hemen

virtue[n]

erdem

virtue signaling[n]

duyar kasma

virtuosity[n]

virtüözlük,teknik ustalık

virtuoso[n][adj]

becerikli • usta

virtuous[adj]

erdemli

virtuously[adv]

erdemli bir şekilde,iffetle

virulence[n]

zehirlilik

virulent[adj]

öldürücü

virus[n]

virüs

vis-a-vis[adv][n][prep]

yüz yüze • iki kişilik kanepe • karşılaştırıldığında

visa[n][v]

vize • vize vermek

visa application[n]

vize başvurusu

visage[n]

yüz

viscacha[n]

viscacha

viscera[n]

iç organlar,viseral organlar

visceral[adj]

iç organlara ait

visceral brain[n]

içsel beyin,limbik sistem

viscid[adj]

yapışkan

viscosity[n]

viskozite

viscount[n]

vikont

viscous[adj]

yapışkan

vise[n]

mengene

LanGeek
Uygulamayı İndir