Ara
vis-a-vis
01
yüz yüze
face-to-face with; literally `face to face'
dil bilgisi bilgileri
Vis-a-vis
01
iki kişilik kanepe
small sofa that seats two people
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
vis-a-vis
02
eşdeğer, muadil
a person or thing having the same function or characteristics as another
vis-a-vis
01
karşılaştırıldığında
used to indicate a comparison or contrast between two things or people
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
She felt insecure vis-à-vis her older sister.
Ablasına karşı kendini güvensiz hissetti.
02
ilişkin
used to show the topic or subject of a statement or question
Örnekler
What is your opinion vis-à-vis the new policy?
Yeni politika vis-à-vis hakkındaki görüşünüz nedir?



























