Ara
révéler
01
açıÄa çıkarmak, ortaya çıkarmak
rendre public ou connu quelque chose qui était secret
Ărnekler
Le livre révÚle des faits méconnus de l' histoire.
Kitap, tarihin az bilinen gerçeklerini ortaya çıkarır.
02
ortaya çıkarmak, göstermek
rendre visible ou perceptible quelque chose
Ărnekler
Les documents révÚlent les pratiques de l' entreprise.
Belgeler, Ćirketin uygulamalarını ortaya çıkarır.
03
geliĆtirmek, açıÄa çıkarmak
faire apparaĂźtre une image sur un film ou une photo
Ărnekler
Le photographe révÚle rapidement le film pour vérifier les clichés.
FotoÄrafçı, çekimleri kontrol etmek için filmi hızlıca geliĆtirir.
04
tanınmak, ortaya çıkmak
devenir reconnu ou célÚbre auprÚs des autres
Ărnekler
Cette invention se révÚle au grand public lors de l' exposition.
Bu icat sergi sırasında geniĆ kitlelere açıklanır.
05
olduÄunu kanıtlamak, olduÄunu göstermek
montrer ses qualités, talents ou compétences
Ărnekler
Le joueur se révÚle indispensable à l' équipe.
Oyuncu, takım için vazgeçilmez olduÄunu gösteriyor.



























