révéler
Pronunciation
/ʁevelˈe/

"révéler"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

révéler
01

aĂ§Ä±ÄŸa çıkarmak, ortaya çıkarmak

rendre public ou connu quelque chose qui était secret
révéler definition and meaning
Örnekler
Le livre révÚle des faits méconnus de l' histoire.
Kitap, tarihin az bilinen gerçeklerini ortaya çıkarır.
02

ortaya çıkarmak, göstermek

rendre visible ou perceptible quelque chose
révéler definition and meaning
Örnekler
Les documents révÚlent les pratiques de l' entreprise.
Belgeler, ßirketin uygulamalarını ortaya çıkarır.
03

gelißtirmek, aĂ§Ä±ÄŸa çıkarmak

faire apparaĂźtre une image sur un film ou une photo
Örnekler
Le photographe révÚle rapidement le film pour vérifier les clichés.
Fotoğrafçı, çekimleri kontrol etmek için filmi hızlıca gelißtirir.
04

tanınmak, ortaya çıkmak

devenir reconnu ou célÚbre auprÚs des autres
Örnekler
Cette invention se révÚle au grand public lors de l' exposition.
Bu icat sergi sırasında geniß kitlelere açıklanır.
05

olduğunu kanıtlamak, olduğunu göstermek

montrer ses qualités, talents ou compétences
Örnekler
Le joueur se révÚle indispensable à l' équipe.
Oyuncu, takım için vazgeçilmez olduğunu gösteriyor.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store