énergie alternativeéolienne
énergie alternativeéolienne
énergie alternative[n]

alternatif enerji,alternatif enerji kaynağı

énergie verte[n]

yeşil enerji

énergique[adj]

enerjik,dinç

énergivore[adj]

çok enerji tüketen,enerji yoğun

énervé[adj]

sinirli,kızgın

énerver[v]

sinirlendirmek,rahatsız etmek

enfant[n]

çocuk,evlat

enfantin[adj]
enfermer[v]

kapatmak,kilitlemek

enfiler[v]
enflammer[v]

ateşlemek,coşturmak

enfler[v]

şişmek,kabarmak

enfoncer[v]

çakmak,sokmak

enfuir[v]

kaçmak,firar etmek

engagé[adj]

işe alınmış,kiralanmış

engagement[n]

taahhüt,yükümlülük

engager[v]

işe almak,kadroya almak

engendrer[v]
engloutir[v]

yutmak,içine almak

engouement[n]
engrais[n]

gübre,gübreleme maddesi

engraisser[v]
engueulade[n]

kavga,azarlama

engueuler[v]

tartışmak,bağırarak kavga etmek

énigmatique[adj]

gizemli,esrarengiz

énigme[n]

bilmece,muamma

enivrant[adj]

sarhoş edici,baş döndürücü

enjeu[n]

bahis,ödül

enlèvement[n]
enlever[v]

çıkarmak,kaldırmak

enlumineur[n]

tezhipçi,minyatürcü

ennemi[n]

düşman,hasım

ennui[n]

sıkıntı,can sıkıntısı

ennuyer[v]

rahatsız etmek,canını sıkmak

ennuyeux[adj]

sıkıcı,can sıkıcı

ennuyeux à mourir[adj]

ölümcül derecede sıkıcı,ölüm gibi sıkıcı

énorme[adj]
enquête[n]

anket,soruşturma

enquêter[v]

araştırmak,soruşturmak

enquêteur[n]

araştırmacı,soruşturmacı

enrager[v]
enregistrer[v]

kaydetmek,kayıt altına almak

enrhumé[adj]

nezleli,soğuk algınlığı olan

enrichir[v]

zenginleştirmek,geliştirmek

enrichissant[adj]
enrouler[v]

sarmak,dolamak

enseignant[n]

öğretmen,hoca

enseigner[v]

öğretmek,eğitmek

ensemble[adv][n]

birlikte,beraber • bütün,tüm

ensevelir[v]

gömmek,toprağa gömmek

ensoleillé[adj]

güneşli,güneş alan

ensorcelé[adj]

büyülenmiş,sihirli

entaille[n]
entamer[v]

kullanmaya başlamak,tüketmeye başlamak

entendement[n]

anlayış,kavrayış

entendre[v]

duymak,işitmek

entente[n]

anlaşma,uzlaşma

enterrement[n]

cenaze töreni,defin

enterrer[v]

gömmek,defnetmek

entêté[adj]

inatçı,inatçı

enthousiasme[n]

coşku,heves

enthousiaste[adj]
entier[adj]

bütün,tam

entièrement[adv]

tamamen,bütünüyle

entonnoir[n]

huni,süzgeç

entorse[n]

burkulma,incinme

entourage[n]

yakın çevre,çevre

entourer[v]
entracte[n]

ara,antrakt

entraide[n]
entraînement[n]

antrenman,eğitim

entraîner[v]

antrenman yapmak,eğitmek

entraîneur[n]

antrenör,koç

entrave[n]
entre[prep]

arasında

entre-temps[adv]
entrée[n]

başlangıç,meze

entregent[n]
entrejambe[n]

kasık,apış arası

entreprendre[v]

girişmek,üstlenmek

entrepreneur[n]

girişimci,müteşebbis

entreprise[n]

şirket,firma

entrer[v]

girmek,içeri girmek

entretenir[v]

bakım yapmak,korumak

entretien[n]

mülakat,yapılandırılmış görüşme

entrevue[n]

görüşme,toplantı

envahir[v]

istila etmek,ele geçirmek

envahisseur[n]
envasement[n]
enveloppe[n]

zarf,zarflama

enveloppé[adj]

sarılmış,kaplanmış

envers[prep]
envie[n]

kıskançlık,haset

environ[adv]

yaklaşık

environnement[n]

çevre,ortam

environnemental[adj]

çevresel,çevreyle ilgili

envisager[v]

düşünmek,göz önünde bulundurmak

envoyer[v]

göndermek

éolien[adj]

rüzgar,rüzgar tarafından kullanılan veya üretilen

éolienne[n]

rüzgar türbini,rüzgar enerjisi dönüştürücüsü

LanGeek
Uygulamayı İndir