épaisessor
épaisessor
épais[adj]

kalın,yoğun

épaisseur[n]

kalınlık,yoğunluk

épanouir[v]

gelişmek,serpilmek

épargne[n]
épargner[v]

biriktirmek

épaule[n]

omuz,omuz başı

éphémère[adj]
épi[n]

başak,koçan

épice[n]

baharat,çeşni

épicé[adj]

baharatlı,acılı

épicer[v]

baharatlamak,çeşni katmak

épicerie[n]

bakkal,market

épidémie[n]

salgın,epidemi

épidémiologique[adj]
épilation[n]

epilasyon,tüy alma

épilation laser[n]

lazer epilasyon,lazer ile kıl alma

épilepsie[n]

epilepsi

épiler[v]

ağda yapmak,tüy almak

épilogue[n]

son söz,sonuç bölümü

épinard[n]

ıspanak,ıspanaklar

épingle[n]

iğne,toplu iğne

épiphanie[n]
épique[adj]

destansı,epik

épisode[n]

bölüm,epizot

épisode pilote[n]

pilot bölüm,deneme bölümü

éplucher[v]

soymak

éplucheur[n]

soyucu,kabuk soyucu

éponge[n]

sünger,temizlik süngeri

époque[n]

çağ,dönem

épouser[v]

biriyle evlenmek,biriyle nikâh kıymak

époustouflant[adj]
épouvantable[adj]
époux[n]

eş,koca

épreuve[n]

test,sınav

épris[adj]

tutkun,aşık

éprouver[v]

denemek

épuisé[adj]

bitkin,tükenmiş

épuisement[n]
épuiser[v]

tüketmek,bitirmek

équatorial[adj]
équilibre[n]

denge,dengelenme

équilibré[adj]

dengeli,uyumlu

équipage[n]

mürettebat,ekip

équipe[n]

takım,ekip

équipement[n]

ekipman

équitable[adj]

adil,hakkaniyetli

équitation[n]

binicilik,at binme

équivoque[adj][n]

belirsiz,müphem • belirsizlik,iki anlamlılık

ère[n]

çağ,devir

ériger[v]

inşa etmek,dikmek

érosion[n]
errer[v]
erreur[n]

hata,yanlış

érudit[adj][n]

bilgili,kültürlü • bilgin,alim

érudition[n]

bilgelik,derin bilgi

éruption[n]

püskürme,volkanik patlama

escabeau[n]

tabure,basamak

escalade[n]
escalade de roche[n]

kaya tırmanışı,kaya tırmanış

escalader[v]

tırmanmak,çıkmak

escale[n]
escalier[n]

merdiven,basamak

escapade[n]

kaçış,firar

escargot[n]

salyangoz,kara salyangozu

escarpé[adj]

sarp,dik

escarpement[n]
escarpin[n]

pabuç,topuklu ayakkabı

esclave[n]

köle,kul

escrime[n]

eskrim,kılıç sporu

escroc[n]

dolandırıcı,sahtekar

escroquer[v]

dolandırmak,kandırmak

escroquerie[n]

dolandırıcılık,sahtekarlık

espace[n]

alan,mekan

espace menacé[n]

tehdit altındaki alan

espace vert[n]

yeşil alan,park alanı

espadon[n]

geniş kılıç,iki ağızlı kılıç

espagne[n]

İspanya

espagnol[adj][n]

İspanyol • İspanyolca

espèce[n]

tür,cins

espèces[n]

nakit,peşin para

espérance[n]

umut,beklenti

espérer[v]

ummak,beklemek

espiègle[adj]

yaramaz

espièglerie[n]

yaramazlık

espion[n]
espionnage[n]

casus türü,casusluk türü

espoir[n]

umut,ümit

espresso[n]

espresso

esprit[n]

ruh hali,moral

esprit d'équipe[n]

takım ruhu,ekip çalışması

esquimau[n]

dondurma

esquisse[n]

taslak,eskiz

esquisser[v]

taslak çizmek,karalamak

essai[n]

deneme,test

essaimage[n]
essayer[v]

denemek,çalışmak

essayiste[n]

deneme yazarı,denemeci

essence[n]

benzin,yakıt

essentiel[adj][n]

temel,gerekli • temel nokta,ana unsur

essor[n]

uçuş,yükseliş

LanGeek
Uygulamayı İndir