effacéémerveillement
effacéémerveillement
effacé[adj]

mütevazı,göz önünde olmayan

effacer[v]

silmek,temizlemek

effarer[v]

korkutmak,ürpertmek

effectuer[v]

gerçekleştirmek,yapmak

effervescent[adj]

köpüklü,gazlı

effet de serre[n]

sera etkisi,sera tesiri

effet secondaire[n]

yan etki,istenmeyen etki

effets spéciaux[n]

özel efektler,görsel efektler

efficace[adj]

etkili,verimli

efficacement[adv]
efficacité[n]

verimlilik,etkililik

effleurer[v]
effluve[n]
effondrement[n]

çöküş,yıkılma

effondrer[v]

yıkmak,çökertmek

efforcer[v]

çabalamak,gayret etmek

effort[n]

çaba,emek

effrayé[adj]

korkmuş,ürkmüş

effroyable[adj]
égal[adj]

eşit,denk

également[adv]

ayrıca,de

égaler[v]

eşit olmak

égalité[n]

eşitlik,denklik

égard[n]
égayer[v]
égide[n]
église[n]

kilise,tapınak

égoïsme[n]

bencillik

égoïste[adj]
égout[n]

kanalizasyon

égouttoir[n]

bulaşık kurutma rafı,bulaşık askısı

égratigner[v]
égratignure[n]

sıyrık,çizik

égypte[n]
égyptien[adj][n]

Mısırlı,Mısır • Mısır dili,Mısırca

élaborer[v]

geliştirmek,hazırlamak

élaguer[v]

budamak,budayarak şekil vermek

élancé[adj]

zarif,ince

élancer[v]
éland[n]

eland,eland antilobu

élargir[v]

genişletmek,büyütmek

élargissement[n]

genişletme,genişleme

élastique[adj][n]

elastik,esnek • lastik,saç lastiği

électeur[n]

seçmen, oy veren

élection[n]

seçim,oylamayla seçme

électoral[adj]

seçimsel,seçimle ilgili

électricien[n]

elektrikçi,elektrik teknisyeni

électricité[n]

elektrik,elektrik enerjisi

électrisé[adj]

elektrik yüklü,elektriklendirilmiş

électronique[adj][n]

elektronik,elektroniksel • elektronik müzik,elektronik

élégance[n]

zarafet,şıklık

élégant[adj]

zarif,şık

éléphant[n]

fil,hortumlu memeli

élevage[n]

hayvancılık,çiftlik hayvanı yetiştiriciliği

élévation[n]
élevé[adj]

yüksek,yüce

élève[n]

öğrenci,talebe

élever[v]

inşa etmek,yapmak

éleveur[n]
elfe[n]

elf,peri

élire[v]

seçmek,oylamak

élixir[n]

iksir,şifa iksiri

elle[pron]

o,o

elles[pron]

onlar,onlar (kadınlar için)

ellipse[n]

elips

éloge[n]

övgü,methiye

éloigné[adj]

uzak,ırak

éloigner[v]

uzaklaştırmak,uzaklaşmak

éloquence[n]
élu[adj][n]

seçilmiş,seçilen • seçilmiş yetkili,seçilmiş temsilci

émacié[adj]

zayıf düşmüş,bitkin

émacier[v]
émaillage[n]

emaye işlemi,emayeleme

émanation[n]
émaner[v]
emballage[n]

ambalaj,paketleme

emballer[v]

paketlemek,sarmak

embardée[n]

ani savrulma,sert dönüş

embarquement[n]
embarquer[v]

binmek,gemiye/araca binmek

embarras[n]

sıkıntı,mahcubiyet

embarrassant[adj]

utandırıcı,sıkıntı verici

embarrassé[adj]

mahcup,utangaç

embauche[n]

işe alım,istihdam

embauchement[n]
embaucher[v]

işe almak,kadroya almak

embêter[v]

rahatsız etmek,canını sıkmak

emblée[phrase]
emblème[n]

amblem,sembol

embouchure[n]

nehir ağzı,akarsu ağzı

embouteillage[n]

trafik sıkışıklığı,trafik tıkanıklığı

embranchement[n]

kavşak,ayrım

embraser[v]
embrasser[v]

öpmek,öpücük vermek

embrigader[v]
embryon[n]
embûche[n]
embuscade[n]
émeraude[n][adj]

zümrüt,yeşil değerli taş • zümrüt,zümrüt yeşili

émerveillement[n]

hayranlık,şaşkınlık

LanGeek
Uygulamayı İndir