essorerexact
essorerexact
essorer[v]
essuie-tout[n]

mutfak kağıdı,kağıt havlu

essuyer[v]

silmek,temizlemek

est[n][adj]

doğu,şark • doğu,doğudaki

esthétique[adj]

estetik,güzel

estimation[n]
estime[n]

saygı,hürmet

estimer[v]

tahmin etmek,yaklaşık olarak hesaplamak

estival[adj]
estomac[n]

mide,karın

estomper[v]

yumuşatmak,karıştırmak

estropier[v]

sakatlamak,sakat bırakmak

et[conj]

ve

étable[n]

ahır,inek ahırı

établir[v]

kurmak,oluşturmak

établissement[n]

kurum,kuruluş

étage[n]

kat,döşeme

étagère[n]

raf,kitaplık

étain[n]

kalay,teneke

étalage[n]

gösteriş

étaler[v]

yaymak,sermek

étalon[n]

aygır,damızlık at

étang[n]

gölcük,havuz

état[n]

durum,hal

états-unis[n]

Amerika Birleşik Devletleri,ABD

été[n]

yaz,yaz mevsimi

éteindre[v]

kapatmak,söndürmek

éteint[adj]

kapalı,sönük

étendre[v]

yaymak,açmak

étendue[n]
éternel[adj]

ebedi,sonsuz

éternité[n]

ebediyet,sonsuzluk

éternuement[n]

hapşırma,hapşırık

éternuer[v]

hapşırmak,aksırmak

éthique[n][adj]

etik,ahlak • etik,ahlaki

ethnologue[n]
étincelant[adj]

parıltılı,ışıldayan

étiquetage[n]
étiquette[n]

etiket,etiketleme

étirer[v]

esnetmek,germek

étoffe[n]
étoile[n]

yıldız,yıldız (gök cismi)

étoile de mer[n]

deniz yıldızı,yıldız balığı

étonnant[adj]
étonné[adj]

şaşkın,hayret etmiş

étonnement[n]

şaşkınlık,hayret

étourderie[n]

dalgınlık,unutkanlık

étourdi[adj]

dikkatsiz,dalgın

étourdir[v]

sersemletmek,şaşırtmak

étourdissement[n]
étrange[adj]

tuhaf,garip

étranger[n][adj]

yabancı,tanımadığımız kişi • yabancı,ecnebi

être[v][n]

olmak • varlık,kişi

être à bout[phrase]
être à cran[phrase]
être au four et au moulin[phrase]
être aux anges[phrase]
être dans la lune[phrase]
être dans le rouge[phrase]
être du même avis[phrase]
être en colère[phrase]
être en panne[phrase]
étroit[adj]

dar,sıkı

étude[n]

çalışma,araştırma

études[n]

eğitim,öğrenim

études sociales[n]

sosyal bilgiler,sosyal çalışmalar

étudiant[n]

üniversite öğrencisi

étudier[v]

çalışmak

euphémisme[n]
euphorique[adj]

parlak,ışıltılı

euro[n]
europe[n]
européen[adj][n]
eux[pron]

onlar,onlara

évacuation[n]

boşaltım,drenaj

évaluation[n]

değerlendirme,ölçme

évaluer[v]

değerlendirmek,ölçmek

évangélisation[n]
évanouir[v]

bayılmak,kendinden geçmek

évaporation[n]
évaporer[v]
évasion[n]

kaçış,kurtuluş

éveiller[v]

uyandırmak,kaldırmak

événement[n]

olay,vaka

éventail[n]

yelpaze,el yelpazesi

éventrer[v]
éventuellement[adv]
évertuer[v]
évidemment[adv]

açıkça

évident[adj]

açık,belirgin

évier[n]

lavabo,eviye

éviter[v]

kaçınmak

évoluer[v]

evrim geçirmek,gelişmek

évolution[n]

evrim,gelişim

évolutionnisme[n]
évoquer[v]

hatırlatmak,anımsatmak

ex-femme[n]

eski eş,eski karı

ex-mari[n]

eski koca,eski eş

exacerber[v]

şiddetlendirmek,kötüleştirmek

exact[adj]

doğru,kesin

LanGeek
Uygulamayı İndir