Ara
essuyer
01
silmek, temizlemek
enlever la saleté ou les traces en frottant avec un tissu
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzensiz
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
essuie
1. çoğul kişi
essuyons
gelecek zamanda 1. kişi
essuierai
şimdiki zaman ortacı
essuyant
geçmiş zaman ortacı
essuyé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
essuyions
Örnekler
Essuie tes chaussures avant d' entrer !
İçeri girmeden önce ayakkabılarını sil.
02
acı çekmek, katlanmak
subir une critique, un échec ou une attaque
Örnekler
Elle essuie les refus des éditeurs depuis des mois.
Katlanıyor aylardır yayıncıların reddetmelerine.



























