Ara
enfermer
01
hapsetmek, kapatmak
confiner quelqu'un dans un espace contre sa volonté
Örnekler
Ne m' enfermez pas dans cette pièce !
Beni hapsetme bu odada.
02
kendini kapatmak, kendini soyutlamak
se couper volontairement des autres, physiquement ou mentalement
Örnekler
Les artistes s' enferment parfois pour créer.
Sanatçılar bazen yaratmak için kendilerini kapatırlar.
03
kapatmak, kilitlemek
mettre quelque chose ou quelqu'un dans un espace clos pour le protéger ou le cacher
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
enferme
1. çoğul kişi
enfermons
gelecek zamanda 1. kişi
enfermerai
şimdiki zaman ortacı
enfermant
geçmiş zaman ortacı
enfermé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
enfermions
Örnekler
Enfermez bien les médicaments hors de portée des enfants.
İlaçları çocukların ulaşamayacağı bir yere kapatın.



























