Ara
agitar
01
sallamak
mover algo de un lado a otro con fuerza o rapidez
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
düzenli
ayrılamaz
Örnekler
Agitó la manta para quitar el polvo.
Tozu temizlemek için battaniyeyi salladı.
02
çırpmak, sallamak
mover algo repetidamente de un lado a otro, especialmente alas o extremidades
Örnekler
Los niños agitaban abanicos para refrescarse.
Çocuklar serinlemek için yelpazeleri sallıyorlardı.
03
hışırdamak
producir un sonido suave y crujiente al mover hojas, papel u objetos similares
Örnekler
Se escuchaba algo agitar entre los arbustos.
Çalılar arasında bir şey hışırdıyordu.
04
heyecanlanmak, sinirlenmek
moverse rápidamente o excitadamente, especialmente por emoción, preocupación o nervios
Örnekler
Se agitaba sin control al escuchar la noticia.
Haberleri duyunca kontrolsüz bir şekilde hareketlendi.



























